THY 2025’te Hasılatı 955,5 Milyar TL’ye Taşıdı: Net Kâr 118,2 Milyar TL

THYAO 2025 finansalları: 955,5 milyar TL hasılat, 155,6 milyar TL brüt kâr, 118,2 milyar TL net dönem kârı; yolcu gelirleri 785,1 milyar TL, kargo gelirleri 134,4 milyar TL

4 Mart 2026 — Türk Hava Yolları (THYAO), 2025 yılını hem ölçek hem de kârlılık tarafında güçlü bir kapanışla bitirdi. Grup, 31 Aralık 2025 itibarıyla konsolide gelirlerini bir önceki yıla göre belirgin şekilde artırarak 955,5 milyar TL’ye taşırken, net dönem kârını 118,2 milyar TL seviyesinde kapattı. Havayolu açısından “üretim”i temsil eden kapasite ve ağ büyüklüğünün yanında, sonuçların tonunu asıl belirleyen kalemler 2025’te daha net hale geldi: Yolcu ve kargo tarafındaki hacim büyümesi, maliyet sepetinde yakıt ve personel ağırlığının yükselişi, yatırım iştahı ve finansal gelirlerin kârı destekleyici rolü.

2025 performansı, küresel havacılıkta talebin normalleştiği; ancak maliyetlerin “eski düşük düzeylere” dönmediği yeni dengeyi de gösteriyor. THY’nin büyüyen ölçeği, İstanbul merkezli hub stratejisinin hâlâ çalıştığına işaret ederken, yatırımcıların 2026’ya dönük ana sorusu “büyüme”den çok “marjların hangi bantta korunacağı”na dönüyor. Çünkü filo büyürken yakıt, ücretler, yer hizmetleri ve amortisman yükünün gelir artışına eşlik ederek yükseldiği bir dönemden geçiliyor.

Ciroda ivme: 745,4 milyar TL’den 955,5 milyar TL’ye. Grubun hasılatı 2025’te 955,5 milyar TL’ye yükseldi; 2024’te bu rakam 745,4 milyar TL idi. Satışların maliyeti aynı dönemde 602,5 milyar TL’den 799,9 milyar TL’ye çıkarken, brüt kâr 142,9 milyar TL’den 155,6 milyar TL’ye yükseldi. Bu tablo, güçlü ciro büyümesine rağmen maliyetlerin de hızla arttığı bir yılın fotoğrafını veriyor: büyüme var, fakat maliyet enflasyonu “kârlılık kalitesini” daha fazla tartışılır kılıyor.

THY’nin gelir kompozisyonunda ana motor yine yolcu taşımacılığı oldu. 2025’te tarifeli yolcu gelirleri 777,3 milyar TL’ye ulaşırken, tarifesiz (charter vb.) gelirler 7,8 milyar TL düzeyinde gerçekleşti. Böylece toplam yolcu gelirleri 785,1 milyar TL’ye çıktı. Kargo gelirleri ise iki kanaldan geldi: kargo uçaklarında taşınan gelir 68,0 milyar TL; yolcu uçaklarında taşınan kargo gelirleri 66,4 milyar TL ile toplam kargo gelirini 134,4 milyar TL’ye taşıdı. Yolcu + kargo toplamı 919,5 milyar TL olurken, teknik gelirler 26,9 milyar TL, diğer gelirler 9,1 milyar TL ile toplam net satışları 955,5 milyar TL’ye tamamladı.

Kargonun stratejik katkısı. 134,4 milyar TL’lik kargo geliri, gelir tablosunda “tamamlayıcı” bir kalem olmaktan çıkıp, THY’nin ölçek büyütme stratejisinin kalıcı ayağına dönüştüğünü gösteriyor. Sektörde kargo; global ticaretin ritmine, e-ticaretin teslimat hızına ve arz zinciri yeniden yapılanmasına duyarlı. THY’nin kargoyu iki platforma yayması (kargo uçağı + yolcu uçağı belly kapasitesi) volatil dönemlerde esneklik sağlıyor. 2026’da kargo piyasası normalleşse dahi, kârlılık katkısı “ağ optimizasyonu ve kapasite yönetimi”yle yeniden üretilebilecek bir alan olarak duruyor.

Coğrafi dağılım: Yurtdışı ağırlığı korunuyor. Yolcu ve kargo gelirlerinin coğrafi dağılımı, şirketin hub modelinin merkezinde yurtdışının olduğunu teyit ediyor. 2025’te Avrupa 264,5 milyar TL ile ilk sırada yer alırken, Asya ve Uzak Doğu 245,5 milyar TL ile hemen arkasından geldi. Amerika 183,2 milyar TL, Afrika 75,6 milyar TL ve Orta Doğu 72,0 milyar TL ile tabloyu tamamladı. Yurtiçi gelir 78,6 milyar TL iken, yurtdışı gelir 840,8 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Bu dağılım, şirketin “Türkiye içi”nden çok “küresel transfer” üzerinden değer üreten bir ağ taşıyıcısı olma niteliğini güçlendiriyor.

Maliyet sepeti: Yakıt ve personel başı çekiyor. Satışların maliyetindeki artışın iki ana sürükleyicisi 2025’te daha görünür: akaryakıt ve personel. Akaryakıt gideri 240,6 milyar TL’ye yükseldi (2024: 201,8 milyar TL). Personel gideri ise 188,9 milyar TL’ye çıktı (2024: 128,2 milyar TL). Havayollarında yakıt zaten en büyük maliyet kalemi; ancak 2025’te ücret enflasyonu, filo ve uçuş ağı büyümesine paralel istihdam artışı ve nitelikli işgücü maliyetleri personel kalemini sert biçimde yukarı taşıdı.

Diğer maliyet kalemleri de ölçekle birlikte genişledi: amortisman ve itfa 91,0 milyar TL (2024: 69,8 milyar TL), yer hizmetleri 66,9 milyar TL (2024: 49,0 milyar TL), bakım 54,5 milyar TL (2024: 38,1 milyar TL), yolcu hizmet ve ikram 46,8 milyar TL (2024: 33,8 milyar TL), konma ve konaklama 43,7 milyar TL (2024: 30,7 milyar TL) ve üst geçiş 39,1 milyar TL (2024: 26,2 milyar TL). Bu kalemler, 2026’da marjların “yakıt fiyatı” kadar “operasyonel verimlilik” tarafından da belirleneceğini düşündürüyor: doluluk, birim gelir, uçuş ağı optimizasyonu ve bakım planlaması, maliyetlerin hızını dengelemek için daha kritik hale geliyor.

Faaliyet kârı: “Büyüme var, ama disiplin şart”. 2025’te esas faaliyet kârı 90,1 milyar TL düzeyinde gerçekleşti. Bu kârın arkasında brüt kâr artışı kadar, esas faaliyetlerden diğer gelirlerin 30,1 milyar TL’ye yükselmesi de var. Yatırım faaliyetlerinden gelirler 57,1 milyar TL, yatırım faaliyetlerinden giderler 2,6 milyar TL olarak kaydedildi. Özkaynak yöntemiyle değerlenen yatırımlardan paylar 4,6 milyar TL seviyesinde geldi. Böylece finansman gelir/gideri öncesi faaliyet kârı 149,2 milyar TL’ye ulaştı ve 2025 vergi öncesi kâr 137,6 milyar TL seviyesinde oluştu.

Net dönem kârı 118,2 milyar TL olurken, 2024’te 113,4 milyar TL idi. Bu noktada tablo “kâr büyüdü mü?” sorusundan çok “kârın kalitesi ve sürdürülebilirliği” sorusuna bağlanıyor. Çünkü faaliyet marjları maliyet tarafının baskısıyla daha kırılgan bir yapıya evriliyor; aynı zamanda finansal gelirlerin ve yatırım gelirlerinin dönem kârına etkisi artıyor. Bir başka ifadeyle THY, operasyonel gücünü korurken bilanço yönetimini de kârın önemli bir bileşeni olarak kullanıyor.

Yatırım iştahı: 239,8 milyar TL’lik varlık alımı. THY’nin 2025’te maddi ve maddi olmayan varlık alımı 239,8 milyar TL’ye çıktı; 2024’te 125,6 milyar TL idi. Bu artış, filonun yenilenmesi ve büyütülmesi, bakım altyapısı, eğitim ve teknolojik yatırımlar gibi başlıklarda “hız kesmeyen” bir stratejiye işaret ediyor. Havacılık ana segmentinde yatırım harcaması 219,8 milyar TL, teknik segmentte 20,0 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Yüksek yatırım, kısa vadede amortisman yükünü artırsa da, yeni nesil uçakların yakıt verimliliği ve operasyonel performansıyla 2026-2027 döneminde birim maliyetleri dengeleme potansiyeli taşıyor.

İki segmentli yapı: Havacılık ve Teknik. Grup yönetimi performansı “hava taşımacılığı” ve “uçak teknik bakım hizmetleri” bazında izliyor. 2025’te toplam varlıklar havacılık segmentinde 2,036,9 milyar TL, teknik segmentte 105,0 milyar TL seviyesinde; konsolidasyon eliminasyonları sonrası toplam varlık 1,996,7 milyar TL oldu. Yükümlülükler havacılıkta 1,094,6 milyar TL, teknik segmentte 31,1 milyar TL; eliminasyonlar sonrası toplam yükümlülük 1,085,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu ayrım, THY’nin teknik bakım ve altyapı tarafını “yan gelir” olmaktan çıkarıp, ayrı bir değer havuzu olarak inşa etmeye devam ettiğini gösteriyor.

Bilanço ölçeği: 2 trilyon TL sınırı. Toplam kaynaklar 2025’te 1,996,7 milyar TL’ye ulaştı (2024: 1,399,6 milyar TL). Ana ortaklığa ait özkaynaklar 911,2 milyar TL seviyesinde. Bu büyüklük, şirketin finansal dayanıklılığını artırırken, aynı zamanda döviz kurlarındaki oynaklığa ve finansman koşullarına daha hassas bir bilanço anlamına geliyor. Havayollarında döviz gelirleri avantaj sağlasa da, uçak finansmanı, kiralama ve bakım sözleşmeleri gibi kalemler bilanço üzerinde kur riskini “iki yönlü” taşıyabiliyor.

İstihdam: 66.649 kişiye çıktı. 2025 sonunda grup çalışan sayısı 66.649 oldu (2024: 63.455). Havayolu sektöründe büyüme yalnızca uçak sayısı ve hat eklemekle sınırlı değil; pilot, kabin, bakım, yer operasyonları ve teknoloji ekipleriyle birlikte organizasyonun ölçeklenmesi gerekiyor. İstihdam artışı, hizmet kalitesini ve operasyonel sürekliliği desteklerken, ücret enflasyonu ve vardiya maliyetleri nedeniyle 2026 maliyet denkleminde kritik bir başlık olmaya devam edecek.

2026 görünümü: üç değişken, tek denge. 2026’da THY bilançosunu belirleyecek ana değişkenler üç başlıkta toplanıyor: (1) birim gelirler (yield) ve doluluk üzerinden kapasite yönetimi, (2) jet yakıtı ve personel başta olmak üzere birim maliyetlerin seyri, (3) yüksek yatırım temposunun nakit akışı ve amortisman hattına etkisi. 2025’te satışların maliyeti içindeki akaryakıt ve personel kalemleri toplamda 429,5 milyar TL’ye ulaşmış durumda; bu, kârlılık bandını en fazla etkileyen iki kaldıraç. Eğer 2026’da yakıt fiyatları 2025 bandında kalır ve kapasite büyümesi birim gelir erozyonu yaratmadan yönetilebilirse, THY’nin net kârını “yüksek ama daha dalgalı” bir bantta tutması mümkün.

2026 için sayısal çerçeve (tahmin). 2025’teki 955,5 milyar TL hasılat baz alınırsa, 2026’da kapasite artışı ve gelir karması etkisiyle hasılatın 1,05–1,18 trilyon TL bandına taşınması olası. Brüt kârın 155,6 milyar TL’den 165–200 milyar TL bandında oluşması, yakıt ve personel maliyetlerinin hızına bağlı. Net kâr tarafında ise 2025’teki 118,2 milyar TL’nin, daha yüksek amortisman ve maliyet baskısı altında 95–145 milyar TL aralığında dalgalanabileceği bir senaryo seti öne çıkıyor. İyimser senaryoda güçlü birim gelirler ve stabil yakıt; temkinli senaryoda ise maliyet artışının gelire yakınsaması kâr bandını aşağı çekebilir.

Rakip kıyası: Hub taşıyıcı liginde “ölçek + esneklik”. THY’nin modeli, Avrupa’nın network taşıyıcılarından (Lufthansa, Air France-KLM) farklı olarak daha geniş bir coğrafi transfer havuzu yaratıyor; Körfez hub’larıyla (Emirates, Qatar Airways) kıyaslandığında ise Avrupa-Asya-Afrika kesişiminde daha kısa bağlantılar ve destinasyon çeşitliliği avantajı sunuyor. 2025’te gelirlerin coğrafi dağılımında Avrupa ile Asya/Uzak Doğu’nun başa baş gitmesi, bu çok eksenli talep yapısının çalıştığını gösteriyor. 2026’da rekabetin yoğunlaştığı alanlar ise Uzak Doğu hatları, Kuzey Amerika büyümesi ve kargo kapasitesi olacak.

Regülasyon ve riskler: tek başına yakıt değil. 2026’da havacılık sektöründe risk seti sadece petrol fiyatı değil. Slot kısıtları, Avrupa hava sahası kaynaklı gecikmeler, jeopolitik hat riskleri, sigorta maliyetleri ve sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) gibi yeni maliyet kalemleri de gündemde. THY’nin büyük ölçeği, tedarik ve kapasite yönetiminde pazarlık gücü sağlarken, aynı ölçek “her dalga”yı bilançoya daha görünür biçimde yansıtabilir. Bu nedenle yatırımcıların izleyeceği ana göstergeler; birim gelir, CASK (birim maliyet), doluluk, kargo getirisi ve yatırım harcamalarının nakit dönüşü olacak.

İnsan hikâyesi: büyümenin görünmeyen yüzü. THY’nin 2025’te istihdamı 66 bini aşarken, büyümenin arka planında uçuş ekiplerinden bakım hangarlarına uzanan daha geniş bir emek ve eğitim döngüsü var. İstanbul’da bir uçuş eğitim sınıfında başlayan simülatör seansı, birkaç ay sonra filoya katılan yeni bir uçağın ilk uzun menzil rotasında somut bir kapasiteye dönüşüyor. 2026’nın en kritik sorusu da burada düğümleniyor: THY, büyüyen filoyu yalnızca sayıyla değil, operasyonel verimlilikle de yönetip yönetemeyecek. 2025 bilançosu ölçeğin büyüdüğünü net biçimde gösteriyor; 2026 ise bu ölçeğin marjla “taşınıp taşınamayacağını” test edecek.

Not: Bu içerik, THY’nin kamuya açıklanmış konsolide finansal tablolarındaki veriler baz alınarak hazırlanmıştır. Yatırım tavsiyesi değildir.