CANTE | GES Yatırımı ve Q2/2026 Bilanço Takvimi

CANTE’de GES ve Bilanço İçin Kritik Takvim Yaklaşıyor!

Ağustos ayında iki başlık öne çıkıyor: GES yatırım lokasyonu ve 2026 ikinci çeyrek bilançosunda finansal toparlanma işareti.

CANTE Çan2 Termik GES yatırımı Çan maden sahası depolamalı güneş enerji santrali bağlantı kapasitesi projeksiyonu

5 Temmuz 2026 — Ekonomi365 Analiz

İstanbul / Çanakkale — Çan2 Termik A.Ş. için Ağustos ayı iki kritik başlıkla öne çıkıyor. Birincisi, şirketin yenilenebilir enerji dönüşümü kapsamında açıklaması beklenen GES yatırım modeli; ikincisi ise en geç 19 Ağustos 2026’ya kadar kamuya duyurulması beklenen 2026 ikinci çeyrek bilançosu.

Şirketin 9 Nisan 2025 tarihli açıklamasında, termik baz yük enerji üretim kapasitesini yenilenebilir enerji ağırlıklı bir yapıya dönüştürmek amacıyla yönetim kurulu kararı aldığı ve başta güneş enerjisi olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımlarının değerlendirileceği duyurulmuştu. Bu nedenle yatırımcıların gözü artık yalnızca “CANTE GES yapacak mı?” sorusunda değil; yatırımın nerede yapılacağı, bağlantı kapasitesinin nasıl çözüleceği, modelin depolamalı olup olmayacağı ve maden sahası rehabilitasyonunun bu projeye dahil edilip edilmeyeceği başlıklarında.

Yatırımcı tarafında özellikle 18 Ağustos tarihine kadar yeni bir GES yatırım modeline ilişkin açıklama beklentisi öne çıkarken, aynı dönemde açıklanması beklenen Q2/2026 bilançosu da ayrı bir merak konusu olacak. Bedelli sermaye artırımı sonrası mali yapının güçlenip güçlenmediği, borçluluk görünümünde iyileşme olup olmadığı ve şirketin zarardan kâra geçiş ya da en azından kâra geçiş sinyali verip vermeyeceği piyasanın yakından izleyeceği başlıklar arasında yer alıyor.

Bu analizde CANTE’nin olası GES yatırımını üç ana eksende inceliyoruz: Çan/Çanakkale mevcut santral ve maden sahası modeli, Konya-Karaman veya Güneydoğu gibi yüksek güneşlenme bölgelerinde bağımsız GES modeli ve depolamalı GES üzerinden 7-11 yıllık amortisman senaryosu. Ayrıca Q2/2026 bilançosunun, şirketin yenilenebilir enerji yatırım kapasitesi ve finansal dönüşüm hikâyesi açısından neden kritik olabileceğini değerlendiriyoruz.

Kritik not: Bu haber, şirketin henüz kamuya açıklanmamış kesin bir yatırım kararını duyurduğu anlamına gelmez. Analiz; KAP açıklamaları, fon kullanım raporları, enerji piyasası düzenlemeleri, bağlantı kapasitesi verileri ve açık kaynaklı sektör bilgileri üzerinden oluşturulmuş projeksiyon çalışmasıdır.

CANTE’nin Yenilenebilir Enerji Dönüşüm Kararı Ne Anlama Geliyor?

Çan2 Termik’in 9 Nisan 2025 tarihli KAP açıklaması, şirketin yalnızca mevcut kömür bazlı üretim modelini sürdürmekle yetinmeyeceğini; portföyünü başta güneş enerjisi olmak üzere yenilenebilir kaynaklarla çeşitlendirme arayışına girdiğini gösteriyor. Bu açıklama tek başına yatırım yeri, kurulu güç, EPC sözleşmesi, bağlantı anlaşması veya finansman paketi anlamına gelmiyor. Ancak şirketin stratejik yönünü göstermesi bakımından önem taşıyor.

CANTE açısından bu dönüşümün birkaç temel gerekçesi bulunuyor. Birincisi, Türkiye elektrik piyasasında güneş ve rüzgâr kurulu gücü hızla artıyor. İkincisi, kömür bazlı üretim yapan şirketler için orta-uzun vadede karbon maliyeti, finansmana erişim, çevresel yükümlülükler ve sürdürülebilirlik raporlaması daha önemli hale geliyor. Üçüncüsü, Çan bölgesindeki mevcut maden sahaları ve santral altyapısı, güneş enerjisi yatırımı için klasik sıfırdan proje modeline göre farklı bir avantaj sunabilir.

Bu nedenle CANTE’nin olası GES yatırımını yalnızca “yeni elektrik üretim kapasitesi” olarak değil, aynı zamanda “termik santral çevresinde enerji dönüşümü”, “maden sahası rehabilitasyonunun ekonomik varlığa çevrilmesi” ve “2030 sonrası şirket değerlemesinin korunması” başlıklarıyla birlikte okumak gerekir.

Bedelli Sermaye Artırımından Gelen Fon GES İçin Ne Kadar Alan Açıyor?

Çan2 Termik’in 2026 bedelli sermaye artırımı sürecinde çıkarılmış sermaye 7 milyar TL’den 10 milyar TL’ye yükseltildi. Fon kullanım raporuna göre şirket, sermaye artırımından net 3,011 milyar TL fon elde etti. Aynı raporda, 920,079 milyon TL’lik kısmın finansal ve ticari borçların anapara, faiz veya kâr payı ödemelerinde kullanıldığı; kalan tutarın ise 2,091 milyar TL olduğu belirtildi.

Daha önce açıklanan fon kullanım planında, sermaye artırımından elde edilecek fonun yaklaşık yüzde 70’inin, termik baz yük üretim kapasitesini çeşitlendirmek ve toplam üretim içinde yenilenebilir enerji payını artırmak amacıyla yapılacak yeni yatırımlarda kullanılması öngörülmüştü. Yüzde 30’luk kısmın ise finansal ve ticari borçların ödenmesinde kullanılması planlanmıştı.

Kalem Tutar Yatırım Açısından Anlamı
Net fon 3,011 milyar TL Bedelli sermaye artırımından maliyetler düşüldükten sonra kalan net fon.
Kullanılan tutar 920,1 milyon TL Finansal ve ticari borç ödemelerinde kullanıldığı açıklanan kısım.
Kalan tutar 2,091 milyar TL Olası yenilenebilir enerji yatırımı için kullanılabilecek ana kaynaklardan biri.
70 milyon dolar yatırımın TL karşılığı 3,255 milyar TL 46,5 TL/USD varsayımıyla 100 MWp depolamalı GES için alt yatırım bandı.
85 milyon dolar yatırımın TL karşılığı 3,952 milyar TL 46,5 TL/USD varsayımıyla 100 MWp depolamalı GES için üst yatırım bandı.

Bu tabloya göre, CANTE’nin kalan 2,091 milyar TL’lik fonu 70-85 milyon dolarlık bir depolamalı GES yatırımının tamamını karşılamaya yetmez. Ancak bu tutar, 100 MWp depolamalı GES yatırımının yaklaşık yüzde 53 ila yüzde 64’lük bölümünü finanse edebilecek büyüklüktedir. Kalan kısım için proje finansmanı, leasing, uzun vadeli kredi, stratejik ortaklık, EPC finansmanı veya kademeli yatırım modeli gündeme gelebilir.

Neden İlk Senaryo Çan İlçesi Olabilir?

CANTE için en güçlü ilk yatırım senaryosu, Çanakkale’nin Çan ilçesinde mevcut santral sahası, mevcut bağlantı altyapısı ve rehabilite edilebilecek maden sahaları etrafında şekilleniyor. Çünkü GES yatırımında en yüksek güneşlenme her zaman en yüksek kârlılık anlamına gelmez. Türkiye’de büyük ölçekli yenilenebilir yatırımlarda asıl darboğaz çoğu zaman arazi değil, bağlantı kapasitesi, trafo merkezi uygunluğu, iletim altyapısı, izin süreci ve kısıntı riskidir.

Çan ilçesi, Güneydoğu Anadolu kadar yüksek güneşlenme potansiyeline sahip değildir. Ancak CANTE’nin mevcut termik santrali ve maden sahası yapısı burada çok önemli bir avantaj doğurabilir. Mevcut santral bağlantısı, trafo/şalt sahası, yol, güvenlik, bakım ekibi, işletme kültürü ve maden sahası rehabilitasyonu birlikte değerlendirildiğinde Çan modeli, yüksek güneşlenmeye sahip uzak bir bölgede sıfırdan proje geliştirmeye göre daha düşük riskli hale gelir.

Enerji Bakanlığı’nın açıklamalarında, Türkiye Kömür İşletmeleri’nin üretimi tamamlanan maden sahalarını GES yatırımlarıyla yeniden ekonomiye kazandırdığı belirtiliyor. Çanakkale’deki Çan Linyitleri İşletmesi’nde üretimi sonlanan maden sahasında 5 MW şebeke bağlantılı GES’in elektrik üretimine devam ettiği açıklanmış durumda. Bu örnek, Çan bölgesinde “maden sahası + rehabilitasyon + güneş enerjisi” modelinin teorik değil, uygulamaya geçmiş bir model olduğunu gösteriyor.

Bağlantı Kapasitesi Sorunu CANTE İçin Nasıl Okunmalı?

Türkiye’de GES yatırımlarında bağlantı kapasitesi meselesi tamamen ortadan kalkmış değil. TEİAŞ, 5 ve 10 yıllık bağlanabilir bölgesel üretim tesisi kapasite raporları yayımlıyor. Bu raporlar, iletim sisteminin her bölgede sınırsız yeni üretim tesisi bağlantısına açık olmadığını gösteriyor. Özellikle bağımsız GES ve RES yatırımlarında bağlantı kapasitesi, yatırımın en kritik teknik ve finansal başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.

CANTE açısından ayrım burada başlıyor. Şirket, Çan’da sıfırdan bağımsız bir GES yatırımcısı gibi hareket ederse bağlantı kapasitesi arama sorunu gündeme gelir. Ancak mevcut Çan2 Termik Santrali’nin bağlantı noktası üzerinden yardımcı kaynak veya hibrit GES modeli kurgulanırsa, bağlantı riski önemli ölçüde azalabilir. Bu durumda mesele “yeni bağlantı kapasitesi bulmak”tan çok, mevcut bağlantı gücü içinde üretimi nasıl yöneteceği, lisans tadilinin nasıl yapılacağı ve GES üretiminin termik üretimle aynı anda şebekeye verilip verilemeyeceği sorusuna dönüşür.

EPDK düzenlemelerinde, ana kaynağı rüzgâr olmayan tesislerde yardımcı kaynak mekanik kurulu gücünün toplamda 100 MW’ı geçemeyeceği hükmü bulunuyor. CANTE’nin ana kaynağı kömür olduğu için, mevcut lisans üzerine kurulabilecek yardımcı kaynak GES modelinde 100 MWm civarı pratik bir üst sınır oluşabilir. Bu nedenle Çan modeli için en mantıklı ilk büyük ölçek 50-100 MWp bandında görünmektedir.

330 MWe Bağlantı, 100 MWp GES İçin Yeterli mi?

Çan2 Termik’in mevcut elektriksel gücü 330 MWe olarak dikkate alındığında, bağlantı noktası teknik olarak aynı anda şebekeye verilecek toplam gücü sınırlayan ana unsur haline gelir. Termik santral tam kapasite çalışırken 100 MWp GES üretimi de aynı anda doğrudan şebekeye verilmek istenirse bağlantı gücü aşımı oluşabilir. Bu nedenle hibrit modelde üç seçenek vardır:

Bu nedenle CANTE için depolamalı GES modeli yalnızca teşvik geliri açısından değil, bağlantı kapasitesinin daha verimli kullanılması açısından da önemlidir. Özellikle öğlen saatlerinde PTF’nin güneş üretimi nedeniyle baskılandığı, akşam saatlerinde ise fiyatın yükseldiği piyasa yapısında batarya, GES yatırımının gelir profilini daha dengeli hale getirebilir.

100 MWp Depolamalı GES Modeli: Yatırım Tutarı ve Gelir Projeksiyonu

CANTE için Çan/Çanakkale sahasında kurulabilecek 100 MWp GES + 100 MWh batarya depolama modeli, mevcut fon büyüklüğü ve yardımcı kaynak sınırı dikkate alındığında en güçlü ilk senaryo olarak öne çıkıyor. Bu modelde yıllık üretim, saha verimine bağlı olarak yaklaşık 140-150 GWh bandında hesaplanabilir. Baz senaryoda 145 GWh yıllık üretim varsayılmıştır.

EPİAŞ’ın 1 Temmuz 2026 itibarıyla yayımladığı YEKDEM tablosunda, rüzgâr veya güneş enerjisine dayalı üretim tesisi ile bütünleşik elektrik depolama tesisi için YEKDEM fiyatı 324,56 kr/kWh; yerli aksam desteği ise 99,80 kr/kWh olarak yer almaktadır. Buna göre depolamalı GES için ana destek fiyatı 3,2456 TL/kWh; yerli aksam desteği de alınırsa toplam 4,2436 TL/kWh seviyesine ulaşmaktadır.

Senaryo Yıllık Üretim Birim Fiyat Yıllık Brüt Gelir 46,5 TL/USD ile USD Karşılığı
Depolamalı GES ana YEKDEM fiyatı 145 GWh 3,2456 TL/kWh 470,6 milyon TL 10,1 milyon USD
Depolamalı GES + yerli aksam desteği 145 GWh 4,2436 TL/kWh 615,3 milyon TL 13,2 milyon USD
Depolamasız GES ana YEKDEM fiyatı 145 GWh 2,7521 TL/kWh 399,1 milyon TL 8,6 milyon USD
Depolamasız GES + yerli aksam desteği 145 GWh 3,4999 TL/kWh 507,5 milyon TL 10,9 milyon USD

Bu hesap brüt gelir hesabıdır. İşletme-bakım gideri, sigorta, arazi düzenleme, güvenlik, batarya bakım giderleri, finansman maliyeti, vergi, kur farkı ve batarya yenileme ihtiyacı bu tablodan ayrıca düşülmelidir. 100 MWp + 100 MWh batarya modelinde yıllık işletme ve bakım giderinin yaklaşık 1,8-2,5 milyon dolar bandında oluşabileceği varsayılırsa, net işletme nakdi ana YEKDEM fiyatında yaklaşık 7,5-8,3 milyon dolar, yerli aksam desteği alınması halinde ise 10,5-11 milyon dolar bandına çıkabilir.

Amortisman Süresi: 7 Yıl mı, 11 Yıl mı?

100 MWp depolamalı GES yatırımında yatırım maliyeti için 70-85 milyon dolar bandı makul bir ön fizibilite aralığı olarak alınabilir. 46,5 TL/USD varsayımıyla bu tutar yaklaşık 3,26-3,95 milyar TL’ye karşılık gelir. CANTE’nin kalan 2,091 milyar TL’lik fonu, bu yatırımın tamamını karşılamasa da ciddi bir özkaynak katkısı yaratabilir.

Yatırım Modeli Toplam Yatırım Yıllık Net İşletme Nakdi Varsayımı Basit Amortisman Yorum
100 MWp + 100 MWh depolamalı GES / ana YEKDEM 70 milyon USD 8,0 milyon USD 8,7 yıl Bağlantı ve arazi avantajı varsa makul senaryo.
100 MWp + 100 MWh depolamalı GES / ana YEKDEM 85 milyon USD 8,0 milyon USD 10,6 yıl Batarya, bağlantı ve EPC maliyeti yükselirse dönüş uzar.
100 MWp + 100 MWh depolamalı GES / yerli aksamlı 70 milyon USD 10,9 milyon USD 6,4 yıl Yerli aksam desteği alınırsa yatırım çok daha cazip hale gelir.
100 MWp + 100 MWh depolamalı GES / yerli aksamlı 85 milyon USD 10,9 milyon USD 7,8 yıl Yüksek yatırım maliyetinde bile dönüş süresi yönetilebilir kalır.

Bu projeksiyona göre Çan’da mevcut bağlantı, maden sahası ve altyapı avantajı gerçekten kullanılabilirse, 100 MWp depolamalı GES yatırımının basit amortisman süresi 7-11 yıl bandında oluşabilir. Yerli aksam desteği, bağlantı maliyeti tasarrufu, arazi maliyeti düşüklüğü ve rehabilitasyon yükümlülüğünün enerji varlığına çevrilmesi bu süreyi aşağı çekebilir. Buna karşılık finansman faizi, batarya maliyetinin yükselmesi, bağlantı tadil sürecinin uzaması, GES üretim kısıntısı ve beklenenden düşük üretim amortisman süresini yukarı taşıyabilir.

Çan Maden Sahası Modeli Neden Değerli?

CANTE açısından Çan maden sahası modeli yalnızca GES üretimi yaratmaz. Bu model aynı zamanda maden sahası rehabilitasyonu açısından da finansal ve çevresel değer üretebilir. Normal şartlarda üretimi tamamlanan maden sahalarının rehabilitasyonu şirket için maliyet kalemidir. Ancak bu alanların uygun bölümlerinde GES kurulabilirse, rehabilitasyon harcaması pasif bir çevre gideri olmaktan çıkar; gelir üreten enerji varlığına dönüşür.

Bu yaklaşımın dört önemli sonucu olabilir:

Bu nedenle Çan modeli, sadece güneşlenme verimiyle ölçülemez. Çanakkale’nin güneş potansiyeli Güneydoğu’dan düşük olsa da, bağlantı ve saha riski daha düşükse yatırımın risk-ayarlı getirisi daha yüksek olabilir.

Alternatif Lokasyonlar: Konya-Karaman ve Güneydoğu Senaryosu

CANTE’nin yalnızca Çan sahasına bağlı kalmayıp farklı bölgelerde bağımsız veya depolamalı GES yatırımı değerlendirmesi de mümkündür. Bu noktada Konya-Karaman-Aksaray hattı ile Şanlıurfa-Mardin-Gaziantep hattı teknik olarak öne çıkar. Bu bölgelerde güneşlenme potansiyeli Çanakkale’ye göre daha güçlüdür. Ancak yüksek üretim potansiyeli, tek başına daha yüksek yatırım değeri anlamına gelmez.

Lokasyon 100 MWp İçin Yıllık Üretim Varsayımı Avantaj Risk CANTE İçin Öncelik
Çan / Çanakkale 140-150 GWh Mevcut santral, maden sahası, bağlantı ve işletme altyapısı. Güneşlenme potansiyeli Güneydoğu’ya göre daha düşük. Birinci etap için en güçlü aday.
Konya / Karaman / Aksaray 160-170 GWh Güneş verimi yüksek, büyük ölçekli GES deneyimi güçlü. Bağlantı kapasitesi, trafo uygunluğu ve arazi rekabeti. İkinci etap veya bağımsız proje için uygun.
Şanlıurfa / Mardin / Gaziantep 175-185 GWh En yüksek güneşlenme ve üretim potansiyeli. Bağlantı, kısıntı, arazi, güvenlik ve finansman riski. PPA ve bağlantı garantisi varsa güçlü aday.
Avrupa / Balkanlar Ülkeye göre değişken Daha yüksek elektrik fiyatı ve bazı ülkelerde destek mekanizması. Yüksek CAPEX, izin süreci, yabancı ülke ve ortaklık riski. İlk etap için değil, stratejik ikinci faz için değerlendirilebilir.

Bu karşılaştırmada Çan’ın en güçlü yanı, üretim miktarı değil; bağlantı ve proje geliştirme riskinin daha yönetilebilir olmasıdır. Güneydoğu daha fazla elektrik üretebilir. Ancak yeni bağlantı hattı, trafo merkezi uygunluğu, arazi izinleri, kısıntı riski ve uzun izin süreci yatırımın geri dönüşünü geciktirebilir. CANTE’nin ilk yenilenebilir enerji yatırımında piyasaya en güven verici mesaj, “yüksek güneşlenme” değil, “bağlantısı ve finansmanı daha görünür proje” olabilir.

Depolamalı mı, Depolamasız mı?

CANTE’nin açıklayacağı olası yatırım modelinde en kritik ayrımlardan biri depolama olacak. Depolamasız 100 MWp GES yatırımı daha düşük ilk yatırım maliyetiyle yapılabilir. Ancak Türkiye elektrik piyasasında güneş üretiminin yoğunlaştığı öğlen saatlerinde PTF baskılanmaya başladıkça, depolamasız GES gelir profili daha riskli hale gelebilir.

Depolamalı modelin üç temel avantajı vardır:

Ancak depolama maliyeti yatırım tutarını yükseltir. 100 MWp GES’e 100 MWh batarya eklenmesi, yatırım maliyetini yaklaşık 15-25 milyon dolar artırabilir. Bu nedenle depolama kararında yalnızca teşvik fiyatına değil; bataryanın kaç çevrim çalışacağına, akşam fiyat farkına, bağlantı kısıntısını ne kadar azaltacağına ve batarya yenileme maliyetine bakılmalıdır.

EÜAŞ 75 USD/MWh Sözleşmesi GES Kararını Nasıl Etkiler?

Çan2 Termik’in EÜAŞ ile yaptığı döviz bazlı elektrik satış sözleşmesi, şirketin mevcut termik üretim gelirini önemli ölçüde güvence altına alan bir mekanizma niteliğindedir. KAP açıklamasına göre, saatlik PTF 75 USD/MWh altında gerçekleşirse elektrik satışı 75 USD fiyatla yapılacak; PTF 75 USD’nin üzerinde olursa satış piyasa fiyatından gerçekleşecektir. Sözleşme 31 Aralık 2029’a kadar geçerlidir.

Bu durum, GES yatırımının kısa vadede “termik üretimden daha kârlı üretim” amacıyla değil; 2030 sonrası enerji dönüşümü, çevresel risklerin azaltılması, portföy çeşitlendirmesi ve şirketin finansal sürdürülebilirliği amacıyla ele alınması gerektiğini gösterir. Mevcut EÜAŞ sözleşmesi, CANTE’nin bugün termik tarafta güçlü bir fiyat korumasına sahip olduğunu gösterirken; GES yatırımı daha çok 2030 sonrası döneme hazırlık ve şirket değerlemesinde yenilenebilir payının artırılması anlamı taşır.

18 Ağustos’a Kadar Nasıl Bir Açıklama Güçlü Kabul Edilir?

Piyasada 18 Ağustos tarihine kadar bir GES yatırım açıklaması beklentisi oluşmuşsa, açıklamanın içeriği en az tarih kadar önemlidir. Yatırımcı açısından güçlü kabul edilebilecek açıklama, yalnızca “GES yatırımı değerlendiriliyor” ifadesiyle sınırlı kalmamalıdır. Daha somut başlıklar içermelidir.

Açıklama Düzeyi İçerik Piyasa Açısından Etki
Zayıf açıklama Yenilenebilir enerji yatırımlarının değerlendirilmeye devam ettiği belirtilir. Yeni bilgi değeri sınırlı kalır.
Orta güçte açıklama Lokasyon, yaklaşık kurulu güç ve fizibilite süreci paylaşılır. Beklenti güçlenir ancak finansal etki belirsiz kalır.
Güçlü açıklama Kurulu güç, depolama kapasitesi, bağlantı modeli, yatırım tutarı, finansman ve devreye alma takvimi açıklanır. Şirket değerlemesi açısından daha somut analiz yapılabilir.
Çok güçlü açıklama EPDK/TEİAŞ süreci, EPC seçimi, saha, bağlantı, YEKDEM/PPA ve finansman paketi netleşir. Yatırımın bilanço ve nakit akışı etkisi daha görünür hale gelir.

Bu nedenle olası KAP açıklamasında özellikle şu başlıklar aranmalıdır: yatırımın Çan’da mı yapılacağı, maden sahası rehabilitasyonu ile bağlantılı olup olmadığı, kurulu gücün 50 MWp mi 100 MWp mi olacağı, batarya depolamanın dahil edilip edilmeyeceği, mevcut 330 MWe bağlantı noktasının nasıl kullanılacağı, yatırımın ne kadarlık kısmının bedelli fonuyla finanse edileceği ve devreye alma takviminin hangi yıl olduğu.

En Olası Yatırım Modeli: 50-100 MWp Çan Hibrit GES + Depolama Opsiyonu

Mevcut bilgiler birlikte değerlendirildiğinde, CANTE için en olası ilk yatırım modeli şu şekilde şekillenebilir:

Bu model, en yüksek güneş üretimini hedeflemez; en düşük proje riskini, en hızlı devreye alma ihtimalini ve en güçlü stratejik dönüşüm hikâyesini hedefler. CANTE’nin elindeki en büyük avantaj da tam olarak budur: Çan’da zaten var olan santral, bağlantı, saha ve işletme altyapısı.

Finansal Projeksiyon: Üç Farklı Senaryo

Aşağıdaki tablo, 46,5 TL/USD kur varsayımıyla hazırlanmış ön fizibilite niteliğindedir. Gerçek sonuçlar EPC fiyatı, finansman faizi, panel verimi, batarya maliyeti, bağlantı gideri, arazi düzenleme maliyeti ve satış modeliyle değişebilir.

Senaryo Yatırım Tutarı Yıllık Brüt Gelir Yıllık Net Nakit Varsayımı Basit Dönüş Süresi
50 MWp Çan GES / depolamasız 25-30 milyon USD 4,0-5,4 milyon USD 3,2-4,4 milyon USD 6-9 yıl
100 MWp Çan GES / depolamasız 50-60 milyon USD 8,6-10,9 milyon USD 7,0-9,5 milyon USD 6-8,5 yıl
100 MWp + 100 MWh Çan depolamalı GES 70-85 milyon USD 10,1-13,2 milyon USD 8,0-10,9 milyon USD 7-11 yıl
100 MWp + 100 MWh Güneydoğu depolamalı GES 80-100 milyon USD 12-16 milyon USD 9-12 milyon USD 7-11 yıl

Tabloda görüldüğü üzere Güneydoğu daha fazla üretim potansiyeli sunar. Ancak yatırım tutarı, bağlantı riski, kısıntı ihtimali ve proje geliştirme süresi daha yüksek olabilir. Çan modeli ise daha düşük üretim potansiyeline rağmen daha düşük bağlantı ve saha riski nedeniyle CANTE için daha öngörülebilir bir ilk adım olabilir.

CANTE Açısından En Kritik Riskler

Olası GES yatırımında yalnızca gelir projeksiyonuna bakmak yeterli değildir. CANTE açısından beş ana risk başlığı öne çıkıyor.

Bunlara ek olarak, maden sahası üzerinde GES kurulacaksa zemin etüdü, arazi eğimi, dolgu stabilitesi, çevresel izinler, rehabilitasyon planı, panel yerleşimi, yangın güvenliği ve şalt bağlantı mesafesi teknik fizibilitenin ana başlıkları olacaktır.

Yatırımcıların Radarındaki 3 Kritik Başlık

CANTE’de GES Kararı Kadar Q2/2026 Bilançosu da Kritik Olacak

CANTE tarafında yalnızca olası GES yatırım lokasyonu değil, 2026 ikinci çeyrek bilançosu da yakından izlenecek. En geç 19 Ağustos 2026’ya kadar açıklanması beklenen Q2/2026 finansallarında, bedelli sermaye artırımı sonrası mali yapının güçlenip güçlenmediği, borçluluk tarafında rahatlama olup olmadığı ve şirketin zarardan kâra geçiş ya da en azından kâra geçiş sinyali verip vermeyeceği piyasanın dikkat edeceği ana başlıklar arasında yer alıyor.

1

Q2/2026 Bilançosu

Mali yapıda güçlenme, borçluluk görünümünde iyileşme ve operasyonel kârlılıkta toparlanma sinyali aranacak.

2

Klima Talebi ve Elektrik Fiyatları

Yaz aylarında klima kaynaklı elektrik talebinin artması, PTF/SMF fiyatları ve termik üretim gelirleri açısından destekleyici bir unsur olabilir.

3

PD/DD Görünümü

BIST tarafında yaklaşık 0,42 PD/DD seviyesinde işlem gören CANTE için defter değerine göre iskonto görünümü, yatırımcıların takip ettiği başlıklardan biri olmaya devam ediyor.

Ancak PD/DD oranı tek başına yatırım kararı için yeterli değildir. GES yatırımının somutlaşıp somutlaşmayacağı, Q2/2026 bilançosunda kârlılık sinyali gelip gelmeyeceği, elektrik fiyatlarının seyri ve şirketin nakit akışı birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle CANTE’de Ağustos takvimi, hem operasyonel dönüşüm hem de finansal görünüm açısından kritik bir izleme dönemi olarak öne çıkıyor.