CANTE’de 2026 Stratejik Dönüşüm Yılı mı Olacak?

CANTE 2026 Analizi

15 Şubat 2026 — Çan2 Termik A.Ş. (CANTE), yerli kömür santrallerine sağlanan teşvik mekanizması kapsamında EÜAŞ ile imzaladığı ABD doları endeksli taban fiyat sözleşmesi, %40 bedelli sermaye artırımı sonrası fon kullanım planı ve yenilenebilir enerji yatırımı (GES) hamlesiyle 2026’ya “yeni bilanço matematiği” ile giriyor. Şirketin hikâyesi iki eksende ilerliyor: Türkiye’de 330 MWe kapasiteli Çan2 Termik Santrali’nin nakit üretimi ve Denarius LLC üzerinden Amerika/Venezuela hattında taşınan finansal/operasyonel risk-getiri paketi.

Ekonomi365’in derlediği çerçevede CANTE’de 2026 gündemini belirleyen kritik unsurlar şunlar: (i) 75 USD/MWh taban mekanizmasının nakit akışını sabitlemesi, (ii) bedelliden gelecek kaynağın 700 milyon TL’lik kısmıyla borç kapama, kalan 2,3 milyar TL ile GES yatırımı planı, (iii) Denarius’un sahadaki kontratlarının gelirleşme takvimi ile finansman giderleri arasındaki makasın kapanıp kapanmayacağı. Bu üç başlık, “operasyonel kârlılık” ile “net kâr” arasındaki farkı 2026’da daraltabilecek bir kombinasyon yaratıyor.

1) Ana Motor: Çan2 Termik Santrali ve Yakıt Avantajı

CANTE’nin ana varlığı, 340 MWm/330 MWe ölçekli Çan2 Termik Santrali. Şirketin kömür tarafındaki en güçlü kartı, Çan linyit sahasının 3.481 kcal/kg alt ısıl değer (LHV) seviyesinde olması. Linyit segmenti için bu değer “üst bant” kabul ediliyor ve pratikte birim elektrik başına kömür tüketimini aşağı çekerek maliyet görünürlüğü sağlıyor. Sahadan santrale entegre yapıda, yakıt tedariğinin şirket içinde yönetilmesi, maliyet oynaklığını piyasadan kömür alan santrallere göre sınırlayabiliyor.

Ekonomi365 modelinde (CANTE için baz alınan parametreler): 0,70 ton/MWh civarı tüketim kabulüyle tam kapasite çalışmada yıllık kömür ihtiyacı yaklaşık 2,0 milyon ton bandına oturuyor. Bu tüketim katsayısı, 3.481 kcal/kg LHV kabulüyle termik verim/işletme gerçeklerine göre makul bir aralıkta. Şirketin maliyet tarafındaki temel soru, “ton maliyeti”nin (üretim + taşıma + hazırlık) hangi bantta kalacağı. Ancak 2026’da gündemi belirleyen asıl kaldıraç, satış tarafında dolar bazlı taban fiyat mekanizması.

2) 75 USD/MWh Taban Fiyat Mekanizması: Aşağı Risk, Yukarı Potansiyel

CANTE’nin EÜAŞ ile yaptığı sözleşme çerçevesinde, saatlik Piyasa Takas Fiyatı (PTF) 75 USD’nin altında kalırsa satış 75 USD/MWh üzerinden gerçekleşiyor; PTF’nin 75 USD’nin üstünde oluşması halinde ise satış piyasa fiyatından yapılıyor. Bu yapı “taban” sağlarken “tavan” koymuyor. PTF’nin dönemsel olarak 75 USD çevresinde dalgalandığı ortamda bu mekanizma, aşağı yönlü fiyat riskini sınırlayarak nakit akış planlamasını kolaylaştırıyor.

Ancak yatırımcıların kaçırmaması gereken kritik detay, bu tabanın sözleşmede belirli bir hacim için tanımlanmış olması. Yine de CANTE, bu mekanizmayı “nakit akışını sabitleyen iskelet” olarak kullanabilir. Özellikle kış aylarında baz yük üretim talebi güçlü olduğunda, termik santralin yüksek çalışması finansal çıktıyı hızla büyütebilir.

Tam Kapasite Baz Model: 2026 Matematiği

CANTE için daha önce sabitlediğimiz baz senaryoya göre:

Bu modelde yıllık üretim 2.890.800 MWh. 75 USD × 43,5 TL = 3.262,5 TL/MWh gelir kabulüyle ciro yaklaşık 9,43 milyar TL. 1.600 TL/MWh maliyetle toplam maliyet 4,63 milyar TL. Aradaki fark, yaklaşık 4,81 milyar TL seviyesinde FAVÖK/brüt katkı potansiyeli anlamına geliyor.

Bu hesap, şirketin “operasyonel kârlılık” potansiyelini net biçimde ortaya koyuyor. Kritik nokta, bu potansiyelin net kâra nasıl yansıyacağı: geçmiş dönemlerde finansman giderleri ve net parasal pozisyon etkileri net kârı baskılamıştı.

3) Bedelli Sermaye Artırımı: 3 Milyar TL Kaynak, İki Kalemli Plan

CANTE’nin %40 bedelli sermaye artırımı sonrasında beklenen kaynak yaklaşık 3 milyar TL bandında. Şirketin KAP’a bildirdiği plan çerçevesinde bu kaynağın:

hedefleniyor.

Bu planın “bilanço dili” çok net: Birinci adım, faiz/finansman gideri üreten yükümlülükleri aşağı çekmek. İkinci adım, portföyü çeşitlendirerek risk dağılımını artırmak ve daha düşük değişken maliyetli bir üretim ayağı eklemek.

Borç kapama tarafında en önemli beklenti, finansman giderleri ile faaliyet kârı arasındaki makasın daralması. CANTE’nin geçmiş finansallarında dikkat çeken finansman giderleri, operasyonel güçle net kâr arasına set çekmişti. 700 milyon TL’lik hedefli borç azaltımı, yalnız başına “mucize” yaratmayabilir; ancak finansman maliyeti birikimini kırmak için kritik bir adım.

GES yatırımı ise CANTE’yi sadece termik değil, hibrit bir üreticiye doğru taşır. Güneş tarafı, doğru kurulum ve bağlantı senaryosunda, daha “öngörülebilir” bir OPEX yapısı sağlar. Ayrıca portföydeki yenilenebilir ağırlığı arttıkça finansal piyasaların şirketi fiyatlama iştahı değişebilir; yatırımcılar termik riskini “tek kaynak” olarak görmeyi bırakır.

4) Denarius LLC: Finansal Baskıdan ‘Opsiyon’ Değerine

CANTE’nin konsolide tablolarında Denarius LLC, bir yandan “yüksek finansal gider” başlığıyla tartışılırken diğer yandan “ertelenmiş gelir” kalemiyle dikkat çekiyor. Şirketin finansallarında görülen 2.303.367.360 TL tutarındaki ertelenmiş gelir, muhasebe açısından “henüz gelirleşmemiş sözleşme yükümlülüğü” anlamına geliyor. Bu kalemin özelliği şu: Nakit alınmış veya alacak hakkı doğmuş olabilir; ancak muhasebe gereği gelir, edim yerine getirildikçe (hizmet sağlandıkça) gelir tablosuna taşınır.

Dolayısıyla ertelenmiş gelir tek başına “hemen kâr” demek değildir. Ama güçlü bir sinyaldir: (i) Denarius’un belirli bir iş hacmine bağlandığını, (ii) bu işin gelirleşmesinin zamana yayılacağını ve (iii) konsolide tabloda geleceğe dönük bir gelir akışının temelinin bulunduğunu gösterir.

Öte yandan Denarius tarafında görülen finansman giderlerinin geçmişte yüksek olması, sahadaki ekipman/araç yatırımlarının krediyle yapılması ve kur etkilerinin konsolide bilançoda finansal dalgalanma yaratmasıyla uyumlu. Burada 2026 sorusu şudur: Denarius’un operasyonel nakit üretimi, finansman giderlerini “taşımaya” başlayacak mı?

5) Venezuela Lisans Rejimi ve Chevron Hattı: 2026’da Ne Değişir?

2026 başlığı altında Denarius tartışmasını hızlandıran unsur, Venezuela’da faaliyet gösterecek şirketlere ilişkin lisans rejimi ve özellikle Chevron gibi büyük oyuncuların sahadaki varlığının güçlenmesi. Bu çerçevede Denarius’un Chevron sahasında aktif kontratlı olduğu bilgisi, “iş hacmi büyür mü?” sorusunu yeniden gündeme taşıyor.

Burada iki kritik ayrım var:

Yani 2026’da “kâr patlaması” iddiası, tek başına jeopolitik manşetlere değil; sahadaki sözleşmenin hacmine, tahsilat disiplinine ve Denarius’un borç servis kapasitesine bağlı. CANTE açısından Denarius, “yük” olmaktan çıkıp “opsiyon” değerine dönüşürse, konsolide net kârın profili değişir.

6) 1Ç 2026 İçin Kârlılık Senaryosu: Operasyonel Güç Net Kâra Dönebilir mi?

Ekonomi365’in CANTE baz modeline göre (tam kapasite kabulüyle) 1Ç 2026’da:

Bu noktada net kârı belirleyen kalem, finansman giderleri ve parasal pozisyon etkisi. Bedelli sonrası borç azaltımı ve Denarius tarafında nakit akışının düzenlenmesi, finansman giderlerinin baskısını aşağı çekerse 1Ç 2026’da net kârın “yüksek görünmesi” mümkündür. Ancak burada kritik olan, net kârı “tek seferlik” (kur hareketi, muhasebe düzeltmesi) unsurlardan arındırıp sürdürülebilir kârlılığı ayrıştırmaktır.

7) 2026 Yıl Sonu: ‘Normalleşme’ mi ‘Sıçrama’ mı?

2026 için iki temel senaryo konuşuluyor:

Senaryo A — Normalleşme

Termik santral güçlü çalışır, 75 USD taban aşağı riski sınırlarken PTF dönemsel olarak 75 çevresinde seyreder. Bedelli kaynağıyla borç azaltımı finansman giderlerini aşağı çeker. Denarius tarafında gelir akışı sürer ancak finansal giderler bir süre daha net kârı dalgalandırır. Bu senaryoda CANTE, “operasyonel kârı net kâra dönüştürme” sürecine girer; net kâr artar ama dalgalı olabilir.

Senaryo B — Sıçrama

Denarius tarafında Chevron hattındaki iş hacmi belirgin büyür, ertelenmiş gelir hızla gelirleşmeye başlar ve USD tahsilat finansman giderini taşır. Aynı dönemde Türkiye tarafı tam kapasiteye yakın çalışır ve kur/enerji fiyatları TL gelirleri destekler. Bu senaryoda konsolide net kârda “yukarı kırılma” görülebilir. Ancak bu senaryonun şartı, Denarius’un “finansal yük” olmaktan çıkıp “nakit üreten” birim haline gelmesidir.

Bedelli kaynağının GES tarafına yönlendirilmesi, bu sıçrama senaryosunu destekleyen üçüncü bacak olabilir: Yenilenebilir üretim devreye girdikçe risk dağılımı artar, volatilite azalır ve şirket daha “dengeli” bir üretici profiline yaklaşır.

8) Yatırımcı Notu: Hangi Veriler Takip Edilmeli?

CANTE’de 2026’yı takip etmek isteyenler için “grafik”ten önce bakılması gereken veri seti şunlar:

Bu metin yatırım tavsiyesi değildir; amaç, şirketin bilanço matematiğini ve 2026 senaryolarını veri-temelli bir çerçeveye oturtmaktır.

Değerlendirme

CANTE’nin 2026 hikâyesi, “termik santral kârlılığı” ile sınırlı değil. EÜAŞ taban fiyat mekanizması, bedelli kaynağıyla finansal giderleri kırma planı ve GES yatırımıyla portföy çeşitlendirmesi; Denarius cephesinde ise Chevron sahasındaki kontratların nakde dönüşme kapasitesi, bu yılın ana belirleyicileri olacak.

Kısacası 2026, CANTE için iki kapının aynı anda aralandığı bir yıl: Türkiye’de nakit üreten ana varlık, finansal yapı sadeleşmesiyle net kâra daha güçlü yansıyabilir; Denarius tarafında ise riskli ama yüksek kaldıraçlı bir “opsiyon” değerinin açığa çıkması ihtimali masada. Bilanço, bu iki hattın aynı anda çalışıp çalışmadığını çeyrekler itibarıyla gösterecek.

Not: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, yatırım danışmanlığı değildir. Şirket açıklamaları, finansal tablolar ve piyasa verileri zaman içinde değişebilir.