BORSA İSTANBUL | 29 AĞUSTOS 2026

BIST 100 14.641 Puanda: Yükselişin Yeni Sınavı Ne?

BIST 100, son işlem günü olan 28 Ağustos’u yüzde 0,45 yükselişle 14.641,56 puanda ve günün zirvesinde tamamladı. TCMB rezervlerinin 188,45 milyar dolara çıkması ve yabancıların hissede alıma dönmesi iç piyasayı desteklerken, Jackson Hole’dan gelen sıkı para politikası mesajı küresel risk iştahını sınırladı.

Güncelleme: — Ekonomi365 Haber Merkezi | İlk yayın: 6 Haziran 2026

29 Ağustos 2026 BIST 100 Borsa İstanbul TCMB rezervleri yabancı yatırımcı Jackson Hole MSCI ve bilanço görünümü
29 Ağustos cumartesi olduğu için analiz, Borsa İstanbul’un son işlem günü olan 28 Ağustos 2026 kesinleşmiş kapanış verileriyle hazırlanmıştır.

Borsa İstanbul ağustosun son haftasını pozitif tamamladı. BIST 100 endeksi 28 Ağustos Cuma günü yüzde 0,45 artarak 14.641,56 puandan kapandı. Endeks gün içinde 14.511,04 ile 14.641,56 puan arasında hareket etti ve kapanışın günün en yüksek seviyesinde gerçekleşmesi, seansın son bölümünde alıcıların güçlendiğini gösterdi.

Haftalık yükseliş yüzde 0,87 olurken haftanın en düşük seviyesi 14.341,93, en yüksek seviyesi 14.730,20 puan olarak kaydedildi. Cuma günü kimya, petrol ve plastik endeksi yüzde 2,77; elektrik yüzde 2,39; gayrimenkul yatırım ortaklıkları yüzde 1,54 yükseldi. Spor yüzde 5,48, bilişim yüzde 1,46 ve teknoloji yüzde 0,43 geriledi. Bu tablo, endeks artışına rağmen sektörler arası ayrışmanın belirgin kaldığını gösteriyor.

En yüksek hacim TEHOL, THYAO ve ASTOR’da oluşurken Tüpraş’ın yüzde 4,01’lik yükselişi endekse destek verdi. Bununla birlikte birkaç yüksek ağırlıklı hissenin katkısı, piyasanın tamamında aynı güçte bir iyileşme bulunduğu anlamına gelmiyor. 2026-2027 hikâyesinin kalıcı olması için hareketin güçlü bilançolar, daha düşük risk primi, genişleyen piyasa katılımı ve sürdürülebilir yabancı sermaye girişiyle desteklenmesi gerekiyor.

29 Ağustos 2026 İtibarıyla BIST 100 Verileri

Veri notu: 29 Ağustos 2026 cumartesi olduğundan Borsa İstanbul kapalıdır. Fiyatlar 28 Ağustos Cuma gününün kesinleşmiş kapanış verileridir.

Temmuz Enflasyonu Beklentinin Altında Kaldı

1 Ağustos tarihli önceki sürümde temmuz enflasyonu henüz açıklanmamıştı. TÜİK’in 3 Ağustos’ta yayımladığı kesin sonuçlara göre tüketici fiyatları temmuzda aylık yüzde 1,78, yıllık yüzde 31,75 arttı. Böylece yıllık enflasyon hazirandaki yüzde 32,11 seviyesinden geriledi.

Aylık rakamın piyasa beklentisine yakın ve sınırlı ölçüde altında kalması BIST için destekleyici olsa da dezenflasyonun hızı henüz faizleri hızla aşağı çekebilecek kadar güçlü değil. Enerji, gıda ve hizmet fiyatlarındaki katılık; özellikle yüksek finansman maliyeti taşıyan şirketlerin kâr marjları üzerindeki baskının sürebileceğine işaret ediyor.

TCMB 2026 Enflasyon Tahminini Yüzde 28’e Çıkardı

TCMB Başkanı Fatih Karahan, 13 Ağustos’ta açıklanan 2026-III Enflasyon Raporu’nda 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin iki puan artırılarak yüzde 28’e yükseltildiğini açıkladı. Banka enflasyonun 2027 sonunda yüzde 15’e, 2028 sonunda yüzde 9’a gerilemesini öngörüyor.

Tahmindeki yukarı yönlü güncellemede motorin, doğal gaz, enerji dışı emtia, gıda ve yönetilen-yönlendirilen fiyatlar etkili oldu. TCMB, sıkı finansal koşulların iç talebi baskılamaya devam edeceğini; ancak enerji ve jeopolitik gelişmelerin yukarı yönlü risk oluşturduğunu vurguladı. Bu mesaj, borsa açısından hızlı ve kesintisiz bir faiz indirimi döngüsünden çok veri odaklı ve temkinli bir patikaya işaret ediyor.

Politika Faizi Yüzde 37, Piyasa Faizi Yüzde 40’a Yakın

TCMB Para Politikası Kurulu 23 Temmuz toplantısında bir hafta vadeli repo ihale faizini yüzde 37’de, gecelik borç verme faizini yüzde 40’ta ve gecelik borçlanma faizini yüzde 35,5’te sabit tuttu. Banka, bir hafta vadeli repo ihalesi açmayarak fonlamayı üst banda yakın seviyelerden sürdürdü; para piyasası faizlerinin yüzde 40’a yakın oluşmasını sağladı.

Yüksek reel faiz görünümü iki farklı etki yaratıyor. Bir taraftan TL’ye güveni, rezerv birikimini ve kur istikrarını destekliyor; diğer taraftan mevduatı hisse senedine karşı güçlü bir alternatif haline getiriyor ve borçlu şirketlerin finansman giderlerini büyütüyor. Bu nedenle yalnızca satış büyümesi değil, faizi karşılayabilecek faaliyet kârı ve nakit üretimi önem kazanıyor.

Piyasanın ana denklemi: BIST için sağlıklı senaryo, enflasyon gerilerken faizin güven kaybı yaratmadan kademeli düşmesi ve şirketlerin operasyonel kârının finansman giderlerinden daha hızlı büyümesidir.

Rezervlerde Yeni Rekor: 188,45 Milyar Dolar

TCMB’nin 21 Ağustos 2026 referans tarihli Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi tablosuna göre toplam resmi rezerv varlıkları 188,45 milyar dolara yükseldi. Bunun 66,46 milyar doları döviz, 114,22 milyar doları altın, 7,77 milyar doları ise IMF rezerv pozisyonu ve SDR kalemlerinden oluştu.

Aynı tabloda bir yıl içinde vadesi dolacak önceden belirlenmiş kısa vadeli net döviz çıkışları 120,95 milyar dolar, döviz swapları kaynaklı net yükümlülük 16,45 milyar dolar olarak yer aldı. Bu nedenle yalnızca brüt rezerv manşeti değil, rezervin bileşimi, kısa vadeli yükümlülükler ve swap hariç görünüm birlikte izlenmelidir.

Rezerv gücü, kur şoku riskini ve ülke risk primini sınırlayarak hisse senedi piyasası için olumlu bir zemin oluşturabilir. Fakat rezerv artışı tek başına borsada kalıcı ralli garantisi değildir. Şirket kârları reel olarak küçülür veya nakit akışı zayıflarsa makro iyileşme endeksin tamamına aynı ölçüde yansımaz.

Yabancı Yatırımcı Hissede Yeniden Alıcı

TCMB menkul kıymet istatistiklerine göre yurt dışı yerleşikler 21 Ağustos haftasında fiyat ve kur etkilerinden arındırılmış olarak hisse senetlerinde 150,2 milyon dolarlık net alım yaptı. 14 Ağustos haftasındaki 176,1 milyon dolarlık alımla birlikte iki haftalık net hisse girişi yaklaşık 326,3 milyon dolara ulaştı. Aynı hafta DİBS kesin alım tarafında yaklaşık 1,2 milyon dolarlık sınırlı net satış kaydedildi.

Hisse alımının iki hafta üst üste sürmesi olumlu bir öncü sinyal; ancak tutar, tek başına kalıcı bir yabancı dönüşü ilan etmek için yeterli değil. BIST’in yeni hikâyesi için alımın birkaç endeks hissesine değil, likit ve bilançosu güçlü şirketlere yayılması; ayrıca döviz bazında sürdürülebilir getiri üretmesi gerekiyor.

Jackson Hole Sonrası Küresel Faiz Riski Arttı

Fed Başkanı Kevin Warsh, 28 Ağustos’taki Jackson Hole konuşmasında enflasyonun hedefe dönüşü için daha yapılacak iş bulunduğunu ve para politikasının gerektiğinde kararlı davranması gerektiğini vurguladı. Konuşma sonrasında ABD’de eylül ayı faiz artırımı olasılığı yükselirken iki yıllık tahvil faizi yüzde 4,36, on yıllık tahvil faizi yüzde 4,73 çevresine çıktı; dolar endeksi 99,7’ye yaklaştı.

Aynı gün S&P 500 yüzde 0,25, Nasdaq yüzde 0,52 geriledi; Brent petrol 89,31 dolardan kapandı. Güçlü dolar, yüksek ABD tahvil faizleri ve petrol fiyatları BIST için aynı anda üç baskı kanalı yaratabilir: gelişen piyasalara sermaye akışını yavaşlatmak, Türkiye’nin iskonto oranını yükseltmek ve enerji ithalatçısı şirketlerin maliyetini artırmak. Buna karşılık ihracat geliri yüksek, döviz pozisyonu dengeli ve fiyatlama gücü bulunan şirketler bu ortamda göreli olarak daha dayanıklı kalabilir.

MSCI Kararı ASTOR’u Öne Çıkardı

MSCI’nin 12 Ağustos’ta açıkladığı endeks gözden geçirmesinde Astor Enerji, MSCI Türkiye Standard Endeksi’ne eklendi; bu endeksten Türkiye adına çıkarılan şirket olmadı. Değişiklik 31 Ağustos 2026 seans kapanışı itibarıyla uygulanacak.

MSCI Türkiye Küçük Ölçekli Şirketler Endeksi’ne Borusan Boru, Europower Enerji, Kardemir B, Rönesans Gayrimenkul, Tera Finansal Yatırımlar Holding ve Tera Yatırım dahil edilirken Arçelik ile Katılımevim çıkarıldı. Endeks değişiklikleri pasif fon işlemleri nedeniyle ilgili paylarda hacim yaratabilir; ancak bu teknik talep şirketlerin temel değerini veya gelecekteki getiriyi garanti etmez.

MSCI’nin haziran ayındaki piyasa sınıflandırması değerlendirmesinde Türkiye için ortaklık şeffaflığı, koordineli işlemlerin gözetimi ve yapısal biçimde bozulmuş fiili dolaşımın kurallı biçimde ele alınması başlıkları öne çıkmıştı. Kasım 2026’ya kadar yeterli ilerleme görülmemesi halinde Türkiye’nin uygun muamelesine ilişkin istişare başlatılabileceği uyarısı, ağustos değişikliklerinin yanında izlenmesi gereken daha büyük yapısal risk olmaya devam ediyor.

Ağustos Piyasa Anketi Ne Söylüyor?

TCMB’nin 14 Ağustos’ta yayımladığı Piyasa Katılımcıları Anketi’nde 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,21’den yüzde 29,43’e yükseldi. Buna karşılık 12 ay sonrası beklenti yüzde 23,95’ten yüzde 23,69’a geriledi; 24 ay sonrası beklenti ise yüzde 17,83’ten yüzde 18,03’e çıktı.

Katılımcıların yıl sonu dolar/TL beklentisi 51,66, 12 ay sonrası beklentisi 57,43 oldu. 2026 büyüme beklentisi yüzde 3,1’de kalırken 2027 büyüme beklentisi yüzde 4,1’den yüzde 4’e geriledi. Eylül PPK toplantısı için ortalama politika faizi beklentisinin yüzde 37 olması, kısa vadede faiz indirimine ilişkin güçlü bir ortak beklenti bulunmadığını gösteriyor.

İkinci Çeyrek Bilançolarında Büyük Ayrışma

Ağustos ortasına kadar açıklanan ikinci çeyrek sonuçları, endeks yükselse bile bütün şirketlerin aynı hikâyeyi taşımadığını gösterdi. Bazı büyük şirketler güçlü operasyonel kâr ve nakit üretirken, bazılarında finansman giderleri, personel ve yakıt maliyetleri, zayıf iç talep veya enflasyon muhasebesi net kârı baskıladı.

Bu dönemde yalnızca net kâr rakamına bakmak yanıltıcı olabilir. Hasılatın reel değişimi, brüt kâr marjı, FAVÖK, esas faaliyet kârı, işletme nakit akışı ve net parasal pozisyon birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle kâr açıklamasına rağmen nakit üretemeyen, ticari alacakları ve stokları satışlardan daha hızlı büyüyen şirketlerde bilanço kalitesi sorgulanmalıdır.

SPK’nın Fiili Dolaşım Düzenlemesi Neden Önemli?

SPK’nın 2026/35 sayılı bültenindeki ilke kararıyla, fiili dolaşıma dahil edilmeyen paylara sahip kişilerin serbest veya özel fonlardaki katılma paylarına isabet eden ihraççı payları da fiili dolaşım dışında değerlendiriliyor. Yeni hesaplama 15 Haziran 2026’dan itibaren Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından günlük uygulanıyor.

Düzenleme, fonlar üzerinden kurulan dolaylı sahiplik ilişkilerinin fiili dolaşım hesabında görünmesini amaçlıyor. Düşük fiili dolaşımlı ve ortaklık yapısı yoğun şirketlerde oran, endeks ağırlığı, likidite ve fiyat oynaklığı değişebilir. Ancak fiili dolaşım hesabındaki teknik değişim şirketin fabrikasını, satışını, borcunu veya nakit üretimini tek başına değiştirmez.

2026-2027’de BIST’in Yeni Hikâyesi Nereden Gelebilir?

Birinci taşıyıcı dezenflasyon ve güven kaybı yaratmadan başlayacak faiz indirimleri olabilir. İkinci taşıyıcı, 2024-2026 döneminde yatırımını tamamlayan şirketlerin yeni kapasiteyi satış, FAVÖK ve serbest nakit akışına dönüştürmesidir. Üçüncü taşıyıcı ise yabancı sermayenin tahvilden hisseye geçmesi ve hareketin birkaç yüksek ağırlıklı paydan piyasanın geneline yayılmasıdır.

İstanbul Finans Merkezi’nin vergi teşvikleri, finansal hizmet ihracatı ve kurumsal yatırımcı tabanının genişlemesi uzun vadeli destek sağlayabilir. Ancak teşviklerin kalıcı sermayeye dönüşmesi; hukuk güvenliği, ortaklık şeffaflığı, öngörülebilir düzenleme, sağlıklı fiyat oluşumu ve uluslararası yatırımcının gerektiğinde piyasadan çıkabilmesiyle mümkündür.

Teknik Görünüm: 14.730 Direnci, 14.500 İlk Eşik

BIST 100’ün cuma gününü günün en yükseğinde tamamlaması kısa vadeli momentumu destekliyor. Buna karşılık haftalık zirve olan 14.730,20 puan, yeni haftada ilk teknik direnç olarak izlenebilir. Bu bölgenin hacim ve piyasa genişliğiyle aşılması halinde 15 bin puan psikolojik eşik olarak gündeme gelebilir; bu seviyeler hedef değil, fiyat davranışını okumaya yarayan teknik referanslardır.

Aşağıda 14.500 çevresi ilk denge alanı, 14.342 haftalık dip bölgesi ise daha güçlü destek olarak izlenebilir. Endeks yükselirken yükselen şirket sayısının azalması, hacmin birkaç payda yoğunlaşması veya bankacılık-sanayi dengesinin bozulması kısa vadeli düzeltme riskini artırır. Sağlıklı görünümde fiyatın yanı sıra işlem hacmi, sektör katılımı ve yabancı takası da birlikte güçlenmelidir.

BIST 100 İçin Üç Güncel Senaryo

1. Dezenflasyon sürer, bilanço kalitesi güçlenir

Yıllık enflasyon gerilemeye devam eder, rezervler korunur ve işletme nakit akışları güçlenirse 14 bin üzerindeki hareket daha geniş bir yatırımcı katılımına dönüşebilir. Bu senaryoda banka, holding, sanayi ve ihracatçı şirketler arasında dengeli bir yükseliş daha sağlıklı olacaktır.

2. Enerji şoku tahminleri yeniden bozar

Hürmüz Boğazı kaynaklı arz riski, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş ile gıda enflasyonunun kalıcılaşması TCMB’nin sıkı duruşunu uzatabilir. Böyle bir tabloda borçlu, düşük marjlı ve iç talebe bağımlı şirketlerde satış baskısı yeniden güçlenebilir.

3. Endeks yükselir fakat piyasa genişliği zayıf kalır

MSCI ve endeks ağırlığı etkisiyle sınırlı sayıdaki büyük hissenin BIST 100’ü taşıması, endeks seviyesini yükseltse de kalıcı piyasa güveni üretmeyebilir. BIST Tüm, eşit ağırlıklı endeksler ve yükselen-düşen şirket dağılımı manşet BIST 100 kadar yakından izlenmelidir.

Yeni Haftada Hangi Veriler İzlenecek?

31 Ağustos kapanışında MSCI ağustos endeks değişiklikleri uygulanacak. Eylülün ilk haftasında Türkiye’nin ağustos enflasyonu ile ABD istihdam göstergeleri, yurt içi faiz patikası ve küresel risk iştahı açısından öne çıkacak. TCMB’nin bir sonraki Para Politikası Kurulu kararı ise 10 Eylül 2026 tarihinde açıklanacak.

Beklentiden yüksek enflasyon veya petrol fiyatlarında yeni bir sıçrama, faiz indirimi alanını daraltarak özellikle borçluluğu yüksek şirketleri baskılayabilir. Daha ılımlı enflasyon, rezervlerin korunması ve yabancı hisse alımının sürmesi ise bankalar, holdingler ve nakit akışı güçlü sanayi şirketleri üzerinden piyasa katılımını genişletebilir.

Sonuç: 14.641 Puanda Güçlü Kapanış, Asıl Sınav 14.730 Bölgesi

29 Ağustos 2026 görünümü, BIST 100’ün 14.641,56 puanla güçlü bir haftalık kapanış yaptığını gösteriyor. Buna karşın politika faizi yüzde 37, yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29’un üzerinde ve Jackson Hole sonrası küresel faiz baskısı yeniden yükseliyor. Bu koşullarda yalnızca endeks seviyesine bakarak bütün hisseler için aynı sonucu çıkarmak doğru değil.

2026-2027 döneminin gerçek hikâyesi; rezerv artışının kalıcılığı, enflasyonun yüzde 28’lik TCMB tahmin patikasına yaklaşması, yabancı yatırımcının tahvilden hisseye geçmesi, MSCI’nin şeffaflık uyarılarının karşılanması ve şirketlerin muhasebe kârını nakde çevirmesiyle kurulacak.

Ekonomi365 değerlendirmesi: Cuma gününün zirvesinde gelen kapanış teknik açıdan olumlu; 188,45 milyar dolarlık rezerv ve iki haftalık yabancı hisse alımı da iç zemini güçlendiriyor. Ancak 14.730 bölgesi aşılmadan, alımlar sektörlere yayılmadan ve şirket kârları nakit akışıyla doğrulanmadan yükselişi kalıcı bir boğa piyasası olarak tanımlamak erken olur. Sağlıklı yükseliş, düşük fiili dolaşımlı sınırlı sayıdaki payla değil; gerçek satış, güçlü faaliyet kârı, makul borç ve pozitif nakit akışı üreten şirketlerin piyasanın geneline yayılan performansıyla mümkün olacaktır.

Kaynaklar

Açık kaynak notu: 29 Ağustos cumartesi olduğu için piyasa fiyatları 28 Ağustos kapanışını yansıtır. Teknik seviyeler yatırım hedefi değildir. Piyasa Katılımcıları Anketi TCMB’nin hedefini değil, ankete katılan piyasa ve reel sektör temsilcilerinin ortalama beklentilerini gösterir.