Mayıs'da Toptan Elektrik Fiyatları Sert Düştü

CANTE Yerli Linyit ve 24 Saat Üretim Gücüyle Ayrıştı

Mayıs 2026 elektrik piyasası PTF hidroelektrik üretim CANTE 75 USD taban fiyat analizi

7 Haziran 2026 — Ekonomi365

İstanbul — Türkiye elektrik piyasasında Mayıs 2026, fiyatlama dengeleri açısından son yılların en dikkat çekici aylarından biri oldu. Yoğun yağışların ardından hidroelektrik üretimin toplam üretim içindeki payı yüzde 43,53’e yükselirken, güneş üretiminin de gün ortasında sisteme güçlü girmesiyle Gün Öncesi Piyasası’nda fiyatlar sert baskı altında kaldı. EPİAŞ verilerine göre Mayıs 2026’da aritmetik ortalama PTF 590,90 TL/MWh’ye geriledi. Aynı dönemde puant saatlerde ortalama fiyat 1.768,81 TL/MWh seviyesinde oluştu.

Bu tablo, elektrik üreticileri arasında keskin bir ayrışmaya yol açtı. İkili anlaşması bulunmayan, spot piyasaya açık üretim yapan veya YEKDEM sonrası piyasa fiyatlarına doğrudan maruz kalan santraller ciddi gelir baskısı yaşarken; belirli saatlerde üretim yapabilen, ikili anlaşma portföyü güçlü olan veya taban fiyat mekanizmasına sahip santraller daha korunaklı pozisyona geçti. Çan2 Termik A.Ş. (CANTE) ise bu dönemde 75 USD/MWh taban fiyat sözleşmesine ek olarak; rüzgâr ve güneşe bağlı olmadan 24 saat üretim yapabilme kabiliyeti, kendi yerli linyit kömürünü kullanması ve ithal fosil yakıtlardaki fiyat dalgalanmalarından görece daha az etkilenmesi nedeniyle piyasadaki birçok üreticiden pozitif ayrışan şirketlerden biri oldu.

Mayıs 2026’da PTF Sert Geriledi

EPİAŞ Mayıs 2026 Elektrik Piyasaları Aylık Raporu’na göre ay genelinde aritmetik ortalama PTF 590,90 TL/MWh olarak gerçekleşti. Bu seviye, bir önceki aya göre 330,157 TL/MWh düşüş anlamına geliyor. Ağırlıklı ortalama PTF ise 795,70 TL/MWh seviyesinde oluştu. Puant saatlerde, yani 17.00–22.00 aralığında ortalama PTF 1.768,81 TL/MWh olarak hesaplandı.

Bu veri seti, piyasanın artık tek bir fiyat seviyesinden okunamayacağını gösteriyor. Gün ortasında güneş üretiminin sisteme güçlü girmesi ve hidroelektrik üretimin yüksek seyretmesi, özellikle 08.00–16.00 bandında fiyatları baskıladı. Buna karşılık akşam saatlerinde güneşin sistemden çıkması ve tüketimin yükselmesiyle fiyatlar daha yüksek seviyelere taşındı.

Mayıs 2026’nın en düşük günlük PTF ortalaması 27 Mayıs’ta 69,54 TL/MWh olarak gerçekleşirken, en yüksek günlük PTF ortalaması 5 Mayıs’ta 1.421,91 TL/MWh oldu. Bu uçurum, piyasanın aynı ay içinde bile çok farklı fiyat rejimleri oluşturduğunu ortaya koydu.

Hidroelektrik Üretim Fiyatları Aşağı Bastırdı

Mayıs 2026’da elektrik üretiminin en büyük kaynağı hidroelektrik santraller oldu. Hidrolik kaynaklı üretim 11.676.753 MWh’ye ulaşırken toplam üretimdeki pay yüzde 43,53’e çıktı. Bu, özellikle yağışlı geçen kış ve bahar döneminin piyasa fiyatlarına doğrudan yansıması olarak okunmalı.

Hidroelektrik üretimin bu kadar yüksek paya ulaşması, marjinal maliyeti daha yüksek olan santrallerin sistemdeki payını düşürdü. İthal kömür kaynaklı üretim Mayıs 2026’da 1.079.377 MWh’ye gerileyerek toplam üretimde yalnızca yüzde 4,02 pay aldı. Nisan 2026’da ithal kömürün payı yaklaşık yüzde 8 seviyesindeydi. Bu düşüş, ithal kömür santrallerinin fiyat baskısı altında sistem dışına itildiğini gösteriyor.

Taş kömürü-linyit üretimi ise 3.173.452 MWh ile toplam üretimde yüzde 11,83 pay aldı. Doğalgaz üretimi 2.680.896 MWh’ye yükselse de toplam üretimdeki payı yüzde 10 seviyesinde kaldı. Rüzgâr üretimi 2.361.619 MWh ile yüzde 8,80 pay alırken, güneş üretimi 4.055.880 MWh’ye çıkarak toplam üretimin yüzde 15,12’sini karşıladı.

Gündüz Elektriği Değer Kaybetti, Akşam Puantı Öne Çıktı

Mayıs 2026 verileri, Türkiye elektrik piyasasında gün içi fiyat ayrışmasının hızlandığını gösteriyor. Güneş üretiminin yoğun olduğu saatlerde fiyatlar sıfıra yakın seviyelere gerilerken, akşam saatlerinde fiyatlar belirgin şekilde yükseldi. Bu yapı, yalnızca üretim yapan değil, doğru saatte üretim yapan santrallerin öne çıktığı yeni bir piyasa düzenine işaret ediyor.

Kullanıcının paylaştığı Haziran başı saatlik fiyat tablosu da bu eğilimi destekliyor. 1–7 Haziran döneminde özellikle 18.00–22.00 bandında fiyatların 50–85 €/MWh aralığına yükseldiği görülüyor. Örneğin 1 Haziran’da saat 20.00’de 84,71 €/MWh, 2 Haziran’da saat 20.00’de 83,75 €/MWh, 5 Haziran’da saat 20.00’de 79,25 €/MWh seviyeleri dikkat çekiyor. Bu, klima sezonunun ilk etkilerinin akşam puantında hissedilmeye başladığını gösteriyor.

Bu nedenle Mayıs 2026’da yalnızca aylık ortalamaya bakmak yanıltıcı olabilir. Aylık ortalama düşük görünse de belirli saatlerde üretim yapabilen santraller önemli gelir elde edebildi. Esnek termik santraller, depolamalı GES projeleri, akşam üretimi güçlü RES’ler ve doğalgaz çevrim santralleri bu yeni fiyat yapısından daha avantajlı çıkabilecek üretici grupları arasında yer alıyor.

İkili Anlaşmaların Önemi Arttı

Mayıs 2026’da piyasa hacmi içinde ikili anlaşmaların payı belirgin şekilde yükseldi. EPİAŞ verilerine göre ikili anlaşma miktarı 47.690.081 MWh’ye ulaştı ve toplam piyasa hacminin yüzde 70,8’ini oluşturdu. GÖP eşleşme miktarı 13.492.019 MWh ile yüzde 20 pay aldı. GİP eşleşme miktarı yüzde 1,8’de kalırken DGP talimat miktarı yüzde 7,4 paya çıktı.

Bu veri, spot piyasaya doğrudan maruz kalmayan üreticilerin düşük fiyat şokunu daha sınırlı hissettiğini gösteriyor. Sabit fiyatlı ikili anlaşmaları bulunan santraller, PTF’nin 590,90 TL/MWh’ye kadar düştüğü bir ayda gelirlerini daha öngörülebilir tutabildi. Buna karşılık ikili anlaşması olmayan veya spot piyasaya açık üretim yapan santraller fiyat şokuna doğrudan maruz kaldı.

Bu açıdan Mayıs 2026, elektrik üreticileri için bir stres testi niteliği taşıdı. Yüksek hidro üretim ve güneş baskısı altında, kontrat yapısı zayıf olan üreticiler gelir kaybı yaşarken, uzun vadeli satış anlaşmaları ve fiyat koruması bulunan üreticiler daha dayanıklı kaldı.

YEKDEM Sonrası Merchant Santraller İçin Zor Ay

YEKDEM süresi sona ermiş veya sabit alım garantisi bulunmayan santraller açısından Mayıs 2026 zorlu geçti. Özellikle merchant GES ve RES projeleri için iki ayrı baskı oluştu. Birincisi, güneş üretiminin yüksek olduğu saatlerde PTF’nin çok düşük seviyelere gerilemesi. İkincisi, rüzgâr üretiminin Mayıs ayında yüzde 11,44 azalmasına rağmen fiyat ortamının yine de zayıf kalması.

GES tarafında üretim yüksek olsa da gün ortası fiyatları düştüğü için gelir/MWh baskılandı. RES tarafında ise üretim hacmi düşerken fiyat desteği yeterli olmadı. İthal kömür tarafında ise üretim hacmindeki sert daralma, bu santrallerin sistemde daha geri plana itildiğini ortaya koydu.

Bu tablo, Türkiye elektrik piyasasında yatırımcıların artık yalnızca kurulu güce değil; üretim saatine, satış sözleşmesine, depolama imkânına, yakıt maliyetine ve piyasa fiyatına maruz kalma biçimine bakması gerektiğini gösteriyor.

Çan2 Termik Santrali (CANTE) Neden Ayrışıyor?

Mayıs 2026 elektrik piyasası verileri Çan2 Termik Santrali (CANTE) açısından özel bir anlam taşıyor. Çünkü CANTE’nin 22 Ekim 2025’te EÜAŞ ile yaptığı sözleşmeye göre, şirketin belirli üretim hacmi için asgari 75 USD/MWh fiyat mekanizması bulunuyor. Saatlik PTF 75 USD’nin altında kaldığında satış 75 USD/MWh üzerinden gerçekleşiyor; PTF’nin 75 USD’nin üstünde olduğu saatlerde ise piyasa fiyatından satış yapılabiliyor.

CANTE’nin ayrışmasında en kritik unsurlardan biri, üretimin güneş ve rüzgâr gibi hava koşullarına bağlı olmaması. GES üretiminin gün ortasında yoğunlaşıp akşam saatlerinde sistemden çıkması, RES üretiminin ise rüzgâr koşullarına bağlı dalgalanması elektrik piyasasında saatlik fiyat farklarını büyütüyor. CANTE ise yerli linyit yakıtlı baz yük santrali olarak 24 saat üretim yapabilme kapasitesiyle, özellikle enerji açığının oluştuğu akşam puant saatlerinde sistem için stratejik bir üretici konumuna geliyor.

Şirketin kendi yerli linyit kömürünü kullanması da maliyet tarafında önemli bir avantaj yaratıyor. Bu yapı, ithal kömür ve doğalgaz gibi dışa bağımlı fosil yakıtlarda görülen fiyat dalgalanmalarına karşı CANTE’nin maliyetlerini daha öngörülebilir hale getiriyor. Böylece şirket, hem yakıt arz güvenliği hem üretim sürekliliği hem de maliyet kontrolü açısından spot piyasaya açık birçok üreticiden farklı bir konumda bulunuyor.

Bu mekanizma, Mayıs 2026 gibi düşük fiyatlı dönemlerde şirket için güçlü bir koruma sağlıyor. EPİAŞ raporuna göre Mayıs 2026’da Türkiye PTF ortalaması Avrupa karşılaştırmasında 12,11 €/MWh seviyesine kadar geriledi. Buna karşılık 75 USD/MWh seviyesi, kur ve pariteye bağlı olarak yaklaşık 65–70 €/MWh bandına denk geliyor. Bu fark, düşük fiyatlı saatlerde CANTE açısından ciddi gelir koruması anlamına geliyor.

Başka bir ifadeyle, Mayıs 2026 birçok üretici için gelir kaybı anlamına gelirken, CANTE için alım garantisinin ekonomik değerini gösteren bir stres testi oldu. Spot piyasa fiyatı düştükçe, 75 USD taban fiyat mekanizmasının değeri artıyor. Fiyat yükseldiğinde ise sözleşme yapısı yukarı potansiyeli tamamen kapatmıyor.

Yerli Linyit, 24 Saat Üretim ve Maliyet Avantajı

CANTE’nin ayrışmasında yalnızca satış fiyatı değil, maliyet yapısı da önemli. Şirketin kullandığı Çan linyitinin alt ısıl değeri 3.481 kcal/kg seviyesinde. Bu değer, linyit santralleri içinde yüksek bantta kabul ediliyor. Ekonomi365’in CANTE için baz modelinde bu kömür kalitesiyle yaklaşık 0,70 ton/MWh tüketim varsayımı kullanılıyor.

Şirket için oluşturulan baz senaryoda 330 MWe net kapasite, 8.760 saat tam kapasite çalışma, 75 USD/MWh satış fiyatı, 43,5 TL kur ve 1.600 TL/MWh toplam maliyet kabul ediliyor. Bu modelde yıllık üretim 2.890.800 MWh, yıllık ciro yaklaşık 9,43 milyar TL, FAVÖK potansiyeli ise yaklaşık 4,81 milyar TL olarak hesaplanıyor.

Elbette bu tam kapasite varsayımıdır ve fiili üretim teknik duruşlar, bakım, sistem talimatları ve piyasa koşullarına göre değişebilir. Ancak model, CANTE’nin düşük fiyat ortamında neden diğer üreticilerden ayrışabildiğini göstermesi açısından önemlidir.

Klima Sezonu Başlarken CANTE İçin İkinci Avantaj

Haziran başı verileri, yaz tüketiminin özellikle akşam saatlerinde fiyatları yukarı çekmeye başladığını gösteriyor. Klima talebi, güneş üretiminin sistemden çıktığı saatlerde devreye girdiğinde, akşam puantında fiyatların hızla yükselmesi mümkün oluyor.

CANTE açısından bu durum iki katmanlı avantaj yaratıyor. PTF düşük kaldığında 75 USD taban fiyat çalışıyor. PTF yükseldiğinde ise şirket piyasa fiyatından satış yapabiliyor. Buna ek olarak CANTE’nin 24 saat üretim yapabilen yerli linyit santrali yapısı, güneşin devreden çıktığı ve sistemde enerji açığının oluştuğu saatlerde şirketi daha değerli bir üretici haline getiriyor.

Mayıs 2026 raporu bu açıdan yalnızca geçmiş ayın verisi değil; yaz aylarına ilişkin erken bir sinyal olarak da okunmalı. Hidrolik üretim yüksek kaldıkça gündüz fiyatları baskılanabilir. Ancak klima sezonuyla birlikte akşam puantında daha güçlü fiyat oluşumu görülebilir. Bu ortamda baz yük çalışabilen, yerli yakıt kullanan ve fiyat tabanı bulunan santraller, piyasa oynaklığından daha avantajlı çıkabilir.

CANTE’nin 2026 Hikâyesine Etkisi

CANTE’nin 2026 yatırım hikâyesi dört ana başlıkta şekilleniyor: 75 USD/MWh taban fiyat mekanizması, yüksek kalorili yerli linyit avantajı, bedelli sermaye artırımı sonrası borç azaltımı ve GES yatırım planı. Şirket bedelliden gelecek yaklaşık 3 milyar TL kaynağın 700 milyon TL’sini borç kapamada, kalan 2,3 milyar TL’sini ise GES yatırımında kullanacağını KAP’a bildirmişti.

Bu strateji, Mayıs 2026 elektrik piyasasında görülen düşük fiyat rejimiyle birlikte daha anlamlı hale geliyor. GES yatırımı tek başına gün ortası fiyat baskısı nedeniyle dikkatli modellenmesi gereken bir alan olsa da, depolama, ikili anlaşma veya hibrit kullanım yapısıyla entegre edildiğinde şirketin portföy çeşitliliğini artırabilir. Borç azaltımı ise finansman giderlerinin net kâr üzerindeki baskısını azaltabilir.

Operasyonel tarafta ise şirket Mayıs 2026 boyunca toplam 180.172 MWh elektrik üretimi gerçekleştirdi. Çan2 Termik Santrali’nin 330 MW net kurulu gücü baz alındığında, Mayıs ayı için teorik tam kapasite üretim miktarı 245.520 MWh seviyesinde bulunuyor. Buna göre şirketin Mayıs 2026 kapasite kullanım oranı yaklaşık %73,4 olarak gerçekleşti.

Elektrik fiyatlarının hidroelektrik üretim nedeniyle baskılandığı, gündüz saatlerinde fiyatların önemli ölçüde gerilediği bir dönemde %73 seviyesindeki kapasite kullanım oranı, santralin baz yük üretim karakterini koruduğunu gösteriyor. Yerli linyit yakıtı sayesinde yakıt arz güvenliğini sürdüren CANTE, rüzgâr ve güneş üretimine bağlı olmayan yapısıyla sistemin ihtiyaç duyduğu saatlerde üretime devam etti.

Denarius LLC tarafında Venezuela operasyonları ve Chevron sahası bağlantılı iş potansiyeli ayrı bir büyüme opsiyonu olarak izlenirken, Türkiye tarafındaki termik santral 2026’da şirketin ana nakit üretim motoru olmaya devam ediyor. Mayıs 2026 elektrik piyasası raporu ve %73,4 seviyesindeki kapasite kullanım performansı, bu motorun neden kritik olduğunu net biçimde gösterdi.

Kapanış/Değerlendirme

Mayıs 2026’da Türkiye elektrik piyasası hidroelektrik üretimin etkisiyle düşük fiyatlı bir dönem yaşadı. Hidrolik üretimin yüzde 43,53 paya çıkması, güneş üretiminin yüzde 15’i aşması ve tüketimin gerilemesi, spot fiyatları sert baskıladı. Bu ortamda ikili anlaşması olmayan santraller, YEKDEM sonrası merchant üreticiler, spot piyasaya açık GES/RES projeleri ve ithal kömür santralleri gelir kaybıyla karşı karşıya kaldı.

Buna karşılık belirli saatlerde üretim yapabilen, fiyat koruması bulunan veya ikili anlaşma portföyü güçlü santraller daha dirençli kaldı. CANTE bu tabloda yalnızca 75 USD/MWh taban fiyat sözleşmesiyle değil; yerli linyit yakıtı, 24 saat üretim yapabilme kabiliyeti ve rüzgâr-güneş koşullarına bağlı olmadan baz yük üretim sağlayabilmesiyle de ayrışıyor.

Bu nedenle Mayıs 2026 raporu, CANTE için olumsuz değil; tam tersine 75 USD taban fiyat mekanizmasının ve yerli linyit bazlı kesintisiz üretim gücünün neden stratejik önemde olduğunu gösteren güçlü bir piyasa testi olarak okunmalı. Yaz aylarında klima talebinin artmasıyla akşam puant fiyatlarının yükselmesi halinde, şirket hem taban fiyat güvenliğinden hem de yukarı yönlü fiyat hareketlerinden faydalanabilecek sınırlı sayıda üreticiden biri haline gelebilir.