LC Waikiki Suriye’de Üretime Başladı: Esad Sonrası Yatırım Yarışı Hızlanıyor
LC Waikiki, Halep kırsalındaki El-Rai Sanayi Kenti’nde Suriye’deki ilk üretim tesisini faaliyete geçirdi. Yaklaşık 150 kişiyle üretime başlayan fabrikanın üç yıl içinde 1.000 kişilik istihdama ulaşması hedefleniyor. Yatırım; Türk şirketlerinin üretim arayışı ile Körfez ülkelerinin milyarlarca dolarlık enerji, liman ve altyapı projelerinin aynı dönemde hızlandığı Suriye’de yeni ekonomik dönemin dikkat çeken işaretlerinden biri oldu.
Suriye’de 2024 yılının Aralık ayında Beşşar Esad yönetiminin sona ermesinin ardından başlayan siyasi ve ekonomik yeniden yapılanma süreci, Türk şirketlerinin yatırım planlarını hızlandırdı. Bu sürecin tekstil ve hazır giyim sektöründeki en somut adımlarından biri LC Waikiki’den geldi.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre LC Waikiki, Türkiye sınırına yakın konumdaki Halep kırsalında bulunan El-Rai Sanayi Kenti’nde üretime başladı. Şirketin Suriye’deki ilk üretim tesisi olarak gösterilen fabrikada, ilk aşamada yaklaşık 150 kişinin istihdam edildiği bildirildi.
Çalışan sayısının üç yıl içerisinde kademeli olarak 1.000 kişiye yükseltilmesi planlanıyor. Tesiste üretilecek hazır giyim ürünlerinin hem Suriye iç pazarına sunulması hem de çevre ülkelere yönelik ihracatta değerlendirilmesi hedefleniyor.
LC Waikiki yatırımının büyüklüğü açıklanmadı
Fabrikanın yatırım tutarı, kapalı alanı, yıllık üretim kapasitesi ve üretilecek ürün gruplarına ilişkin ayrıntılı bir finansal açıklama henüz paylaşılmadı. Bu nedenle yatırımın parasal büyüklüğü konusunda kesin bir rakam vermek mümkün değil.
Bununla birlikte açıklanan istihdam hedefi, yatırımın küçük ölçekli bir fason üretim hattından daha geniş bir kapasiteye ulaşmasının planlandığını gösteriyor. Fabrikanın El-Rai’de kurulması ise Türkiye’ye yakınlık, kara yolu bağlantıları ve mevcut ticari tedarik zincirleri bakımından stratejik bir tercih olarak öne çıkıyor.
LC Waikiki Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük, 2024 yılının sonunda yaptığı değerlendirmede Suriye’de istikrar sağlanması halinde yeniden yatırım yapılabileceğini açıklamıştı. Yeni tesis, bu açıklamanın ardından hayata geçirilen ilk somut üretim adımı oldu.
Suriye tekstil sanayisini yeniden kurmaya çalışıyor
Suriye, iç savaş öncesinde başta Halep ve Şam olmak üzere güçlü bir tekstil, iplik, kumaş ve hazır giyim üretim altyapısına sahipti. Ancak uzun süren çatışmalar sırasında fabrikaların bir bölümü hasar gördü, üretim makineleri kullanılamaz hale geldi ve nitelikli iş gücünün önemli bölümü ülke dışına çıktı.
Yeni yönetim, tekstil sektörünü yeniden ayağa kaldırmak amacıyla yabancı yatırımcıları, Suriyeli iş insanlarını ve ülkeye geri dönmeyi planlayan sanayicileri üretime yönlendirmeye çalışıyor.
2026 yılının ilk altı ayında tekstil ve hazır giyim alanında 234 yatırım başvurusu yapıldığı bildirildi. Ancak bu rakam 234 yeni fabrikanın kurulacağı anlamına gelmiyor. Başvurular; yeni tesislerin yanı sıra mevcut fabrikaların yenilenmesini, üretim hatlarının modernizasyonunu ve kapasite artışlarını da kapsıyor.
Temmuz ayında düzenlenen NASTEX 2026 tekstil fuarında 25’ten fazla ülkeden 300’ün üzerinde şirketin buluşması da Suriye’nin tekstil üretim altyapısını yeniden kurma çabasının uluslararası boyuta ulaştığını gösterdi.
Türk şirketlerinin ilgisi tekstille sınırlı değil
LC Waikiki’nin ardından başka Türk hazır giyim ve tekstil şirketlerinin de Suriye’de ortak üretim, fabrika kurulumu, makine satışı ve mevcut tesislerin modernizasyonu için görüşmeler yürüttüğü belirtiliyor. İsparko’nun Suriyeli yatırımcılarla ortak fabrika kurma seçeneğini değerlendirdiği, ancak henüz kesinleşmiş bir yatırım kararının bulunmadığı aktarılıyor.
Türkiye’nin avantajı yalnızca coğrafi yakınlıktan kaynaklanmıyor. Türk şirketleri; tekstil makineleri, inşaat malzemeleri, çimento, cam, seramik, elektrik ekipmanları, gıda, lojistik ve perakende sektörlerinde Suriye pazarını uzun süredir tanıyor.
Mayıs 2025’te Şam’da düzenlenen Uluslararası Yapı, İnşaat Malzemeleri ve Enerji Fuarı’na yaklaşık 200 Türk markasının katılması, yeniden yapılanma pazarına yönelik ilginin tekstil yatırımından çok daha geniş bir alana yayıldığını ortaya koydu.
Enerji alanında da yeni bir dönem gündemde. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin Suriye yönetimiyle petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinde iş birliğine hazır olduğunu açıkladı. Elektrik üretimi, doğal gaz altyapısı ve enerji iletim hatları, önümüzdeki dönemde Türk şirketlerinin proje geliştirebileceği alanlar arasında gösteriliyor.
Türkiye’nin Suriye’ye ihracatı 2,1 milyar dolara ulaştı
Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik ilişkiler, Esad yönetiminin sona ermesinin ardından hızla büyüdü. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Türkiye, 2024 yılında Suriye’ye 2,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Aynı yıl Suriye’den yapılan ithalat 438 milyon dolar, toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 2,6 milyar dolar oldu.
Ticaret Bakanlığı verilerine göre ikili ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 3,7 milyar dolara yükseldi. Türkiye ve Suriye yönetimleri, ticaret hacmini önce 5 milyar dolara, ardından 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor.
Artış 2026 yılında da devam etti. Türkiye’nin Suriye’ye ihracatı Ocak–Temmuz 2026 döneminde, önceki yılın aynı dönemine göre 296,8 milyon dolar artarak 2,1 milyar dolara ulaştı. İki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi ise yüzde 16’nın üzerinde büyüyerek 2,2 milyar dolar olarak gerçekleşti.
İhracatta işlenmiş gıda ürünleri ağırlığını korurken; makine, çimento, cam, seramik, metal, elektrik ekipmanları, mobilya ve dayanıklı tüketim mallarının payı yükseliyor. Bu değişim, Suriye’ye yapılan satışların temel tüketim ürünlerinden yeniden yapılanma ve üretim ekipmanlarına doğru genişlediğini gösteriyor.
Gümrük ve lojistikte yeni düzen kuruluyor
Türkiye ile Suriye arasında 2025 yılında kurulan Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi’nin ilk toplantısı Nisan 2026’da gerçekleştirildi. Toplantıda serbest ticaret anlaşması, karşılıklı yatırımlar, gümrük uygulamaları, kara yolu taşımacılığı ve doğrudan teslimat sistemleri ele alındı.
İki ülke arasında faaliyet gösteren yedi gümrük kapısında modernizasyon ve kapasite artırma çalışmaları sürüyor. Ortak Gümrük Komitesi ile sınır kapılarındaki aktarma zorunluluklarının azaltılması ve Türk araçlarının ürünleri daha hızlı teslim edebilmesi hedefleniyor.
Bununla birlikte ihracatçıların en önemli sorunları arasında doğrudan bankacılık kanallarının sınırlı olması, ödeme transferleri, gümrük vergileri, ürün bazında değişen uygulamalar ve taşımacılık maliyetleri bulunuyor.
Suudi Arabistan enerji, havacılık ve inşaata yöneldi
Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinde Türkiye’nin yanı sıra Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri öne çıkan bölgesel yatırımcılar arasında yer alıyor.
Suudi Arabistan’dan yaklaşık 130 iş insanının katıldığı yatırım görüşmelerinde enerji, telekomünikasyon, bankacılık, turizm, havacılık, gayrimenkul ve yatırım fonlarını kapsayan 44 anlaşma gündeme geldi. Açıklanan projelerin toplam büyüklüğü yaklaşık 6 milyar dolar olarak duyuruldu.
Bu kapsamda Şam yakınlarındaki Adra Sanayi Kenti’nde 20 milyon dolarlık beyaz çimento fabrikası projesi başlatılırken, Suudi Ethraa Holding yaklaşık 100 milyon dolarlık entegre perakende yatırımı için temel attı.
Ancak açıklanan toplam tutarların tamamının doğrudan ve gerçekleşmiş yabancı yatırım olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Rakamların içinde mutabakat zabıtları, planlanan projeler, kamu-özel sektör anlaşmaları ve uygulama takvimine bağlanmamış yatırım taahhütleri de bulunuyor.
Katar’dan 7 milyar dolarlık enerji hamlesi
Katar merkezli şirketlerin ağırlıkta olduğu konsorsiyumla Suriye’nin elektrik üretim altyapısını geliştirmeye yönelik yaklaşık 7 milyar dolarlık enerji anlaşması imzalandı. Katar’ın ayrıca doğal gaz tedariki, havacılık ve sanayi alanlarındaki projelerle ilgilendiği belirtiliyor.
Suudi Arabistan ve Katar, Suriye’nin Dünya Bankasına olan yaklaşık 15,5 milyon dolarlık gecikmiş borcunu da kapattı. Böylece Suriye, 14 yıllık aranın ardından Dünya Bankası finansmanından yeniden yararlanabilir hale geldi.
Dünya Bankası, elektrik şebekesinin onarılması için Haziran 2025’te 146 milyon dolarlık hibe onayladı. Elektrik arzındaki iyileşme; sanayi üretiminin başlaması, temel hizmetlerin sürdürülmesi ve ülke dışındaki Suriyelilerin geri dönüşü açısından kritik görülüyor.
BAE limanlara, uluslararası şirketler finans altyapısına bakıyor
Birleşik Arap Emirlikleri merkezli DP World, Suriye’de liman altyapısının geliştirilmesine yönelik yaklaşık 800 milyon dolarlık anlaşma imzaladı. Limanların modernizasyonu, Suriye’nin Akdeniz üzerinden yeniden bölgesel ticaret ağına bağlanması açısından önem taşıyor.
Uluslararası finans kuruluşlarının ilgisi de artıyor. Mastercard, QNB Group ve Suriye Merkez Bankası ile uluslararası kartlı ödeme altyapısının kurulması üzerinde çalışıyor. Suriye Maliye Bakanlığı ayrıca Bank of America yöneticileriyle ülkenin uluslararası finans sistemine yeniden bağlanmasına yönelik görüşmeler yürütüldüğünü açıkladı.
ABD’nin son kararı yatırımın önündeki önemli engeli kaldırdı
ABD, 24 Ağustos 2026 tarihinde Suriye’yi 1979’dan bu yana bulunduğu “terörü destekleyen devletler” listesinden çıkardı. Karar; finansal işlemler, uluslararası bankacılık, dış yardım ve yatırımcıların uyum süreçleri bakımından önemli bir engelin kaldırılması anlamına geliyor.
ABD’nin kapsamlı Suriye yaptırımları Temmuz 2025’te sona erdirilmişti. Ancak eski Esad yönetimiyle bağlantılı kişiler, insan hakları ihlali gerçekleştirenler, uyuşturucu kaçakçıları, terör örgütleri ve İran bağlantılı yapılara yönelik hedefli yaptırımlar devam ediyor.
Bu nedenle yatırımcıların yaptırım taraması, ortaklık yapısı, sermaye transferi ve tedarik zinciri kontrollerini sürdürmesi gerekiyor.
Suriye’nin yeniden inşa maliyeti 216 milyar dolar
Dünya Bankasının ülke çapındaki değerlendirmesine göre 2011–2024 döneminde Suriye’nin altyapısı, konutları ve ticari yapılarında oluşan doğrudan fiziksel hasar yaklaşık 108 milyar dolar seviyesinde.
Ülkenin yeniden inşa maliyetinin ise 216 milyar dolara ulaşabileceği hesaplanıyor. Bu tutar, Suriye’nin tahmini 2024 yılı millî gelirinin yaklaşık on katına karşılık geliyor.
Bu büyüklük; enerji, konut, ulaştırma, limanlar, havaalanları, telekomünikasyon, sanayi tesisleri, su altyapısı ve sağlık hizmetlerinde uzun yıllara yayılacak bir yatırım ihtiyacına işaret ediyor.
Fırsatlar kadar ciddi riskler de var
Suriye pazarı Türk şirketleri için coğrafi yakınlık, lojistik avantaj, güçlü yeniden yapılanma talebi ve mevcut ticari ilişkiler nedeniyle önemli bir potansiyel taşıyor. Buna karşılık yatırım kararlarında güvenlik, siyasi istikrar, hukuki öngörülebilirlik, mülkiyet hakları, sözleşmelerin uygulanması ve bankacılık sisteminin işleyişi kritik önem taşıyor.
Elektrik kesintileri, altyapı eksiklikleri, nitelikli iş gücüne ulaşım, döviz transferi, üretim standartları ve gümrük uygulamaları yatırım maliyetini yükseltebilecek başlıca unsurlar arasında bulunuyor.
Tekstil yatırımlarında düşük iş gücü maliyetinin tek başına rekabet avantajı olarak görülmesi de yeterli değil. Çalışma koşulları, ücretlerin düzenli ödenmesi, iş sağlığı ve güvenliği, çocuk işçiliğin önlenmesi ve uluslararası tedarik zinciri standartlarına uyum, özellikle küresel markalar açısından belirleyici olacak.
LC Waikiki yatırımı yeni dönemin öncü adımı olabilir
LC Waikiki’nin El-Rai’de üretime başlaması, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkinin yalnızca ihracata dayalı kalmayıp yerel üretim, istihdam ve ortak yatırım modeline doğru ilerlediğini gösteriyor.
Fabrikanın üç yıl içinde 1.000 kişilik istihdama ulaşması ve üretimin ihracata yönelmesi halinde yatırım, Suriye tekstil sanayisinin yeniden kurulmasında örnek bir model oluşturabilir.
Ancak gerçek yatırım dalgasının büyüklüğünü; açıklanan projelerin ne kadarının faaliyete geçtiği, üretim kapasitesinin ne ölçüde arttığı, bankacılık sisteminin işler hale gelip gelmediği ve ülkede kalıcı güvenliğin sağlanıp sağlanamadığı belirleyecek.
Şimdilik görünen tablo, Türkiye’nin üretim ve ihracat; Suudi Arabistan’ın enerji, havacılık ve gayrimenkul; Katar’ın elektrik ve finansman; Birleşik Arap Emirlikleri’nin ise liman ve lojistik yatırımlarıyla Suriye’nin yeniden yapılanmasında öne çıkmaya başladığını gösteriyor.
Kaynaklar
- T.C. Ticaret Bakanlığı – Türkiye-Suriye JETCO 1. Dönem Toplantısı
- T.C. Ticaret Bakanlığı – 2026 Ocak-Temmuz Suriye ihracat verileri
- Dünya Bankası – Suriye yeniden yapılanma ve hasar tahminleri
- Türkiye İhracatçılar Meclisi – Türkiye-Suriye dış ticaret verileri
- Reuters – Körfez ülkelerinin Suriye yatırım projeleri
- Reuters – ABD’nin Suriye kararının yatırım ve finans sistemine etkisi