Türkiye Kozmetik Pazarı Krize Rağmen Canlılığını Sürdürüyor

18 Ekim 2025 - Ekonomi365 Editör

Türkiye Kozmetik Pazarı Krize Rağmen Canlılığını Sürdürüyor

Ekonomik dalgalanmalara, yüksek enflasyona ve artan döviz maliyetlerine rağmen Türkiye kozmetik pazarı canlılığını sürdürüyor. 2025 yılı üçüncü çeyreğinde, sektör genelinde işlem adetleri sabit kalırken, ciro bazında yaklaşık yüzde 50’lik artış kaydedildi. Bu tablo, tüketicinin harcama alışkanlıklarında değişim olsa da kozmetik ürünlere olan ilgisinin güçlü seyrettiğini gösteriyor.

Uzmanlara göre kozmetik, ekonomik kriz dönemlerinde “küçük lüks” olarak tanımlanıyor. Tüketici bütçesi daralsa da, moral ve kişisel bakım ihtiyacı nedeniyle kozmetik alışverişlerinden tamamen vazgeçmiyor.

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verileri, 2025 yaz aylarında “Sağlık / Sağlık Ürünleri / Kozmetik” kategorisinde işlem adedinin sabit, ciro değerlerinin ise yüzde 50 civarında arttığını ortaya koydu. Bu da sektörün hacimsel olarak daralmadığını, fiyat artışlarıyla değer bazında büyüdüğünü kanıtlıyor.

Yerli markalar yükselişte

Döviz maliyetlerinin artışı, ithal ürünlerin fiyatlarını yukarı çekerken, yerli markalar için fırsat yarattı. Eyfel, D&P, Loris, MAD ve Bargello gibi markalar hem iç pazarda hem ihracatta büyümeye devam ediyor. Bu markalar, yerli üretimin sağladığı fiyat avantajı sayesinde geniş tüketici kitlesine ulaşabiliyor.

Marketing Türkiye’nin analizine göre, Türk kozmetik markaları artık formül ve kalite açısından Avrupa standartlarını yakaladı. Vegan, doğal ve sürdürülebilir içerikli ürünlere yönelim sektördeki rekabeti artırıyor.

Ekonomi365 yazarı Tamer Özer: “Bu sektör krizden değil, krizle yaşamayı öğrendi”

Ekonomi365 yazarı Tamer Özer, pazarın son durumunu şu sözlerle değerlendirdi:

“Kozmetik sektörü Türkiye’de krizlerden etkilenir ama asla çökmüyor. Çünkü bu pazar sadece tüketim değil, duygusal bir ihtiyaç. İnsanlar zor dönemde bile kendine iyi hissettirecek küçük bir üründen vazgeçmiyor. 2025 üçüncü çeyreğinde pazar daralmadı, yalnızca kâr marjları sıkıştı. Üreticiler maliyet artışlarını bire bir fiyatlara yansıtamıyor ama talep hâlâ dirençli.”

Özer ayrıca, “E-ticaret, influencer ekonomisi ve ihracat kanalları sayesinde kozmetik sektörü iç pazardaki baskıyı dış gelirlerle dengeleyebiliyor. Yerli markaların başarısı sadece dayanıklılık değil, yeni nesil pazarlama anlayışının da göstergesi.” ifadelerini kullandı.

İhracatla büyüme ve dijital dönüşüm

Türkiye kozmetik sanayii bugün 120’den fazla ülkeye ihracat yapıyor. Orta Doğu ve Balkanlar başta olmak üzere dış pazarlarda Türk markalarına ilgi artıyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2025’in ilk yarısında kozmetik ihracatı yüzde 18 oranında yükseldi.

E-ticaret kanalı, pandemi sonrası dönemde sektörün büyümesini desteklemeye devam ediyor. Büyük zincirler satışlarının yüzde 35-40’ını online kanallardan elde ederken, sosyal medya etkileyicileri ve canlı yayın satışları markaların görünürlüğünü artırıyor.

Sonuç: Krize rağmen canlı bir pazar

Türkiye kozmetik pazarı, yüksek maliyet ve enflasyon baskılarına rağmen 2025 yılında dirençli bir performans sergiliyor. Hacimsel daralma yaşanmadı; fiyat artışları ciroyu büyüttü. Yerli markalar güçlenirken, sektör e-ticaret ve ihracatla yeni dengelere uyum sağlıyor.

“Krize rağmen canlı” ifadesi, bugün Türk kozmetik sektörünün en doğru özeti olarak öne çıkıyor.

Benzer Haberler